Miras Avukatı Ankara – Miras Davası Nedir Miras Davaları Nasıl Açılır? Miras davalarına söz konusu olan miras hukuku ile ilgili tüm belirlemeler Türk Medeni Kanunu içinde ortaya konmuştur. Buna göre miras bırakan kişi esas alınmak üzere öncelikle kan hısımları bulunan kişilere miras düşmektedir. Bu tabirden anlaşılması gereken kişilerin birince dereceden mirasçıları olan çocukları ya da onların alt soyları dahil olmaktadır. Her bir çocuk miras eş pay alır. Eğer bu paylaşımda hayatını kaybeden çocuklar da bulunuyorsa bu durumda miras diğer alt soylara paylaştırılır.
Kan hısımlarının içinde yer alan bir diğer grup da miras bırakan kişinin anne ve babası olmaktadır. Eğer sağlarsa eşit olarak mirastan pay alırken ölmüşlerse alt soylarına eğer alt soyları bulunmuyorsa da mirasın tek bir tarafa kalması üzerine karar verilir. Miras bırakan kişinin tüm bu yakınlıklarına sahip olan kişiler bulunmuyorsa miras büyük anne ve büyük baba arasında eşit olarak paylaştırılır.
Miras bırakan kişinin hayatını kaybettiği zamanda bir eşi bulunuyorsa bu eşin de mirasta hak sahibi olması söz konusu olacaktır. Eğer evlatlık olarak alınmış bir çocuk ya da evlilik dışında doğmuş bir çocuk söz konusu ise bu durumda bu çocuğun da alt soyları ile birlikte mirasçı olmaları mümkün oluyor.
Kişilerin yaşadıkları dönemde Üzerlerine babalık davaları ile aldıkları çocuklar bulunuyorsa bunların da mirastan pay almaları mümkün olabilmektedir. Paylar arasında herkesin hakkının korunarak paylaşım yapılabilmesi için mutlaka bir miras avukatı tarafından kesin hesaplamaların yapılması gerekmektedir.
Miras Hukukunda Saklı Pay Nedir?
Miras avukatlarının miras bırakan kişinin ardından kalan tüm kişiler arasında paylaşım yaparken dikkat etmesi gereken en önemli hususlardan biri de her bir mirasçının saklı payının korunmasını sağlamak olmaktadır. Türk Hukuk sistemi içerisinde her birey sahip olduğu tüm malvarlığını mirasçıları arasında paylaştırırken bazıları için farklı tasarruflara gidebilmektedir. Ancak mirasçının haklarının korunması için de kişilerin saklı payları olarak adlandırılan kısımlarından tasarruf yapılması engelleniyor.
Öncelikle bilinmesi gereken nokta miras bırakan kişinin saklı payı; alt soylarının veya anne, baba ve eşinin paylarından oluşmaktadır. Eğer mirasçılardan hayatta olan herhangi bir kişi bulunmuyorsa bu durumda miras bırakacak olan kişi saklı payları görmezden gelerek tüm mirası konusunda tasarruf edebilmektedir. Türk Medeni Kanununda belirtilmiş olan saklı paylar miras avukatlarının bu konuda paylaşım yapmalarında etkili oluyor. Buna göre alt soylar için miras payının yasal miktarının ancak yarısı tasarruf edilebilmektedir.
Anne ve babanın sahip olduğu miras payının dörtte biri tasarruf edilebilirken eğer kişinin eşi de sağsa bu durumda diğer asıl mirasçıların ortak olması durumunda da miras bırakan kişilerin miras payının tümünü tasarruf edebilmektedirler. Miras bırakacak olan kişi hayatta olduğu dönemde saklı payları üzerine karar vermesi gerektiği zaman vasiyet yapmayı tercih ediyor. Ancak vasiyet verilmesi söz konusu olduğunda kişilerin mümeyyiz, karar verme ve ayırt etme gücüne sahip ve aynı zamanda on beş yaşını doldurmuş olmaları gerekmektedir.
Yine aynı şartlar söz konusu olmak şartıyla kişiler cezai hükümler ya da kısıtlamalar altında değillerse miras sözleşmesi yaparak tasarruf edebilmektedirler.
En Çok Açılan Miras Davaları – Miras Avukatı Ankara
Miras davaları, miras bırakanın vefatıyla birlikte mirasçılar arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözmek için açılan davalardır. Türk Medeni Kanunu’nda bu davalara ilişkin ayrıntılı düzenlemeler yer alır. İşte en sık görülen miras davaları:
- Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Davası
Miras bırakanın vefatından sonra kimlerin mirasçı olduğunu ve miras paylarını belirlemek için açılır. Sulh hukuk mahkemesi tarafından verilen karar, mirasın paylaşımında temel belgedir.
- Mirasın Taksimi (Paylaşma) Davası
Mirasçılar arasında mal paylaşımı konusunda anlaşma sağlanamazsa açılır. Mahkeme, miras mallarının satılarak paylaştırılmasına veya aynen bölünmesine karar verir.
- Tenkis Davası
Miras bırakan, saklı paylı mirasçıların haklarını zedeleyen tasarruflarda bulunmuşsa (örneğin mirasın büyük kısmını başkasına bağışlamak), saklı payı ihlal edilen mirasçılar tenkis davası açabilir. Amaç, saklı payların korunmasıdır.
- Vasiyetnamenin İptali Davası
Miras bırakanın düzenlediği vasiyetname, şekil şartlarına aykırıysa veya ehliyetsizlik, baskı, hile gibi sebepler varsa, iptali için dava açılabilir.
- Vasiyetnamenin Tenfizi Davası
Geçerli şekilde düzenlenen bir vasiyetnamenin uygulanması için açılır. Sulh hukuk mahkemesinde görülür ve miras bırakanın son iradesinin yerine getirilmesini sağlar.
- Reddi Miras Davası
Miras bırakanın borçları, tereke mallarını aşıyorsa mirasçıların borçlardan sorumlu olmaması için reddi miras davası açmaları mümkündür. Bu dava ile mirasçılar, mirası kabul etmediklerini mahkemeye bildirirler.
- Muris Muvazaası Davası
Miras bırakanın, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı görünüşte satış veya bağış işlemlerine karşı açılır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre bu davalarda amaç, mirasçılar arasındaki dengeyi korumaktır.

Miras Hukukunda Muris Muvazaası Nedeniyle Açılan Davalar
Miras hukuku içerisinde kişiler muris muvazaası nedeniyle tapu iptal davaları açabilmektedir. Bu durumun iyi bir şekilde anlaşılabilmesi için öncelikle muvazaanın ne anlama geldiğinin iyi bilinmesi gerekmektedir. Bir kişinin gerçek ismi ya da niteliğinin saklanması yoluyla aldatma amacıyla yapılan işlemlerin tamamı muvazaa olarak adlandırılmaktadır.
Muvazaalı tapu devri olarak adlandırılan işlem ise mirastan sahip olunan paylar üzerindeki malların kaçırılmasını içermektedir. Bu durum kendini açık bir şekilde miras bırakacak olan kişinin mirasçıları arasındaki hak paylaşımlarına etki etmek isteyerek onları haklardan mahrum etmek amacıyla yapılarak ortaya çıkmaktadır. Böylece kişilerin haksız bir gerekçeyle haklarından mahrum kalması mümkün olabiliyor. Mirasçılar böyle durumlarla karşılaştıkları takdirde miras bırakan kişilerden haklarını alabilmek için tapu kaydının iptali üzerine dava açabiliyorlar.
Miras Hukukunda Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davaları Ne Zaman Açılır?
Kişilerin kendilerine ait olan haklarını koruması adıyla dava açmaları söz konusu olduğunda mutlaka zamanaşımı sürelerine dikkat etmeleri gerekmektedir. Muris muvazaası nedeniyle açılan davalarda mutlaka miras bırakan kişinin hayatını kaybetmiş olması gerekmektedir. Pek çok dava türünde zamanaşımı süreleri davaya etki edecek kadar ciddi süreçleri içinde barındırıyor olsa da muvazaa söz konusu olduğunda zamanaşımı ve süre kısıtlaması ile ilgili hiçbir detay bulunmamaktadır.
Zaman zaman miras bırakacak olan kişinin hayatını kaybetmesinden önce de davalar açılabiliyor. Ancak davalar bu süreçte açılmış olsalar dahi kişiler öldükten sonra davalara devam edilebilmesi mümkün değildir. Bu tür durumlarda davalar reddedilmektedir. Ortadaki anlaşmazlıkların çözülmesi için kişilerin tekrar dava açması gerekmektedir.
Mirastan Çıkarma (Iskat) Nasıl Gerçekleşir?
Miras bırakan kişiler yasal mirasçıları olarak görülen ve saklı payı bulunan kişilerin üzerinde onları mirastan çıkarmak isteyebilirler. Ne kadar kendi isteklerine bağlı oluyor olsa da miras bırakan kişiler Türk Medeni Kanununda belirtilmiş olan esaslara göre bu konuda karar verebilmektedirler.
Mirasçı eğer miras bırakacak olan kişiye karşı ağır bir suç olarak tarif edilen bir kusur işlemişse bu durumda miras sahibi mirasçıyı hakkında mahrum edebilmektedir. Bunlara ek olarak saklı payları bulunan kişilerin aile üyelerinin herhangi birine karşı sorumluluğunu yerine getirmemesi halinde de mirasçı miras hakkında karar verebilmektedir. Bu gerekçelerle haklı olarak mirastan çıkarılan kişiler mirastan pay talep edemezler.
Böyle durumlar ortaya çıktığı zaman mirastan mahrum bırakılan kişinin sahip olacağı miras payının diğer mirasçılar arasında paylaştırılması ya da kişinin altsoyları bulunuyorsa bunlara verilmesi gerekmektedir. Kişiler gerekçelerin haklı olmadığını düşünerek mirastan çıkarılmalarına karşı iptal davaları açabilirler.

Reddi Miras Nasıl Yapılır?
Türk Medeni Kanunu’nda miras bırakacak olan kişilere haklar tanınmış olduğu gibi aynı zamanda mirasçılara da bazı haklar tanınmıştır. Bu konuda mirasçıların en fazla hak talep ettiği konular kişilerin yasal olarak kendilerine düşen miraslarını iade etmeleri olmaktadır. Reddi-i miras olarak adlandırılan bu durum sayesinde mirasçıların haklarını bırakmaları mümkün olabiliyor. Ancak bunu yapabilmek için kişilerin bazı şartlara sahip olması gerekmektedir.
Öncelikle mirasçının açık bir şekilde reddini duyuran bir irade beyanında bulunması gerekmektedir. Ret beyanının geçerli sayılabilmesi için kişilerin mutlaka üç aylık süre içinde hak düşürücü niteliğini kullanabilmeleri gerekmektedir.
Sürenin başlama tarihi ise kişilerin kendilerine miras düştüğünü öğrenmelerinden başlamaktadır. Eğer bu süreler takip edilmeden ret hakkı kullanılmazsa bu durumda mirasçılar haklarını hangi nedenle olursa olsun kabul etmeleri olmaktadır. Bunların yanı sıra ret beyanının hukuka uygun olması adına mutlaka beyanın sulh hakimine yapılmış olması gerekmektedir. Hem yazılı hem de sözlü olarak yapılıyor olsa da beyanın belge haline geçmesi için beyan ya mahkeme tarafından kütüğe kaydedilmekte ya da kişiye bir belge verilmektedir.
Miras İstihkak Davası için Nereye Başvurulmalı?
Sahip olacakları miraslar üzerinde istihkak davaları açmak isteyen kişilerin ilk bilmesi gereken noktalar hangi mahkemeye başvuracaklarını iyi bir şekilde bilmeleri olmaktadır. Bu konuda yetkili olan mahkemeler Sulh Hukuk Mahkemeleri ve Asliye Hukuk Mahkemeleri olmaktadır. Mirasçılar tarafından açılan bu davalarda hangi mahkemenin belirleneceği ise kişilerin ikamet ettikleri yerlere göre belirleniyor. Bunun yanı sıra davada söz konusu olan miras miktarına bağlı olarak da davanın farklı mahkemelerde görülmesi mümkün olabiliyor.
Yasal mirasçılar başta olmak üzere kendisine miras düşen herkes istihkak davası açabilmektedir. Bu sebeple kişilerin dava açması için öncelikle mirasçı olduklarını ispatlaması gerekiyor. Miras hukukunda mirasçı olarak tanımlanmayan bir kişinin miras hukuku istihkak davası açması söz konusu değildir. Bu tür davalarda mahkeme sadece dava konusunu değil aynı zamanda tüm miras uyuşmazlıklarını ortadan kaldırmaktadır.
Miras İstihkak Davasında Mirasçı Hakkı Nasıl Korunur?
Miras istihkak davaları açıldığında mahkeme davacının kendisinin talep etmesi halinde hakkını koruyabilmek adına bazı önlemler alabilmektedir. Bunun için hakim güvence gösterilmesi ya da tapuya şerh konulması gibi taleplerde bulunabiliyorlar.
Miras davalarında en sık karşılaşılan dava konuları hak kayıplarının yaşandığı davalar olmaktadır. Hak kayıpları miras bırakan kişilerin hileli bir yöntem denemesi ya da buna zorlanmasıyla ortaya çıkabileceği gibi aynı zamanda miras üzerindeki saklı paylarla da ilgili olabilmektedir. Bunların yanı sıra mirasa sahip olan kişilerden kaynaklı olarak da davalar görülebilmektedir. Bunlar arasında kişilerin kendilerine ait olan payları reddetmeleri için açılan reddi miras davaları da bulunmaktadır.
Miras Hukuku Avukatı Ankara Danışmalık İle Ne Olur?
Türk Hukuk sisteminde görülen tüm davalarda hem tarafların en iyi şekilde savunulması ve haklarını böylelikle alabilmesi hem de sistematik bir şekilde yargının tüm elemanlarının uzman bir şekilde davalara bakabilmesi adına miras hukuku gibi bazı dava türlerinin ayrımına gidilmiştir. Mirasın paylaşımı gibi miras üzerine konular söz konusu olduğu zaman açılan davalarda destek olması adına da miras avukatı sıfatını alan avukatlar hizmet vermektedir. Miras davası süreçlerinin her türlü uyuşmazlık, hak talebi gibi konularına böylelikle çözüm üretmek mümkün olabiliyor.
Bir başka miras davası konusu ise ortaklığın giderilmesi davasıdır. Miras paylaşımına ortak olan tüm taraflar arasında usulsüz ya da yasalara aykırı bir paylaşımın yapıldığını düşünen kişilerin izale-i şüyu davası açarak haklarını alabilmesi mümkün oluyor.
Miras hukuku davaları davanın boyutuna ve karışıklığına bağlı olarak uzun yıllar boyunca devam eden davalar olmaktadır. Özellikle çok geniş aileler ya da aile arasındaki kişilerin birbiri ile yaşadıkları problemler bu sürenin daha fazla uzamasına büyük ölçüde etki ediyor.
Miras davalarının en kısa sürede sonuçlandırılabilmesi için mutlaka hukuki prosedürlerin en iyi şekilde işletilerek sürecin yönetilmesi gerekmektedir. Bu noktada miras avukatlarından yardım almak da en iyi çözüm olmaktadır.
Miras Avukatı Ankara İle Çalışmak Neden Önemlidir?
Miras avukatlarına duyulan ihtiyacın ilk sebebi oldukça uzun süre boyunca devam edebilen miras davalarının mümkün olduğu kadar kısa sürede sona erdirilmesidir. Ancak miras davasına taraf olan kişiler herhangi bir sebeple avukat tutmak zorunda olmadıklarını da iyi bir şekilde bilmelidirler.
Bunun aksine kişilerin miras avukatı tutmasını gerektirecek olan sebeplerin pek çoğu da maddi gerekçelerle anlam kazanmaktadır. Çünkü miras davasına söz konusu olan her bir kişinin davayı kaybetmesi sonucunda kaybı maddi açıdan büyük olmaktadır. Bu sebeple miras davalarına bu konuda uzman ve deneyimli bir avukatla birlikte hazırlanılması son derece önemlidir.
Miras Davalarına İlişkin Emsal Yargıtay Kararları – En Çok Açılan Miras Davaları – Miras Avukatı Ankara
- Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı)
Yargıtay 14. HD, 2015/3456 E., 2016/7890 K.
“Veraset ilamı, mirasçıların kim olduğunu ve pay oranlarını gösteren belgedir. Mahkeme, mirasçıların miras paylarını resen dikkate alarak karar vermek zorundadır.”
- Mirasın Taksimi (Paylaşma)
Yargıtay 8. HD, 2017/11234 E., 2019/567 K.
“Mirasın paylaşımında öncelik mirasçıların anlaşmasına verilmelidir. Anlaşma sağlanamazsa, mahkeme mirasın satılarak bedelinin mirasçılar arasında paylaştırılmasına karar verebilir.”
- Tenkis Davası
Yargıtay 1. HD, 2018/6543 E., 2019/8765 K.
“Mirastan mal kaçırma amacıyla yapılan bağışlar, saklı payları zedelediği ölçüde tenkise tabidir. Saklı payı ihlal edilen mirasçının açtığı dava kabul edilmelidir.”
- Vasiyetnamenin İptali
Yargıtay 3. HD, 2016/9876 E., 2018/2345 K.
“Vasiyetname, resmi şekil şartlarına uyulmadan düzenlenmişse veya murisin fiil ehliyeti bulunmadığı ispatlanmışsa, iptaline karar verilmesi gerekir.”
- Vasiyetnamenin Tenfizi
Yargıtay 14. HD, 2014/2345 E., 2015/6789 K.
“Geçerli şekilde düzenlenmiş bir vasiyetnamenin hükümleri, mirasçıların karşı çıkmasına rağmen yerine getirilmek zorundadır. Vasiyetnamenin tenfizi, murisin son iradesinin korunması açısından zorunludur.”
- Reddi Miras
Yargıtay 2. HD, 2017/4321 E., 2018/7654 K.
“Borçları malvarlığını aşan mirası kabul etmeyen mirasçılar, süresi içinde reddi miras beyanında bulunduklarında, mirasın hükmen reddedilmiş sayılması gerekir.”
- Muris Muvazaası
Yargıtay 1. HD, 2015/3456 E., 2017/8901 K.
“Miras bırakanın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı satış işlemleri muvazaalıdır. Görünüşte satış sözleşmesi yapılmış olsa dahi, gerçekte bağış kastı varsa tapu iptal ve tescil davası kabul edilmelidir.”
0 SORULAR
Miras Hukuku Avukatı Vasiyetnamede adı geçmeyen bir torun olarak, ölen kişinin malvarlığında hak talep edebilir miyim? Size email olarak gönderdiğim davamda zaman aşımı söz konusumudur. teşekkürler….
Torunlar, miras bırakan çocuklarından biri vefat etmişse altsoy olarak mirasçı olurlar. Vasiyetnamede adınız geçmiyorsa yine de yasal mirasçıysanız mirastan pay alırsınız. Ankara’daki mahkemeler vasiyetnameyi incelerken saklı paylı mirasçıların haklarını korur. Eğer vasiyetname saklı payınızı yok sayıyorsa tenkis davası açabilirsiniz. Ancak miras bırakanın çocuğu hayattaysa torunlar doğrudan mirasçı olamaz. Bu nedenle önce veraset ilamında mirasçılık durumunun belirlenmesi gerekir. Vasiyetname sizi dışarıda bırakıyorsa bu, otomatik olarak hak kaybı anlamına gelmez.
Miras Hukuku Avukatı Merhaba, Vefat eden babamın arsası üzerinde aile konutu şerhi yoktu. Annem bu evi korumak için hangi davayı açabilir?
Aile konutu şerhi evlilik birliğini koruyan bir hukuki güvencedir. Baba vefat etmiş ve anne aile konutunda oturuyorsa, Ankara’da TMK 194 kapsamında aile konutu şerhi koydurabilir. Ayrıca miras paylarının korunması için tapu iptal ve tescil davası, tenkis davası veya ortaklığın giderilmesinin önlenmesi talepleri gündeme gelebilir. Anne, aile konutunun satılmaması için mahkemeden ihtiyati tedbir kararı da alabilir. Ankara’daki uygulamada ölüm sonrası aile konutunu korumak için açılan davalarda mahkemeler genellikle eş lehine koruyucu tedbirler vermektedir.
Miras Hukuku Avukatı
Yurt dışında yaşayan kardeşim miras paylaşımına katılmıyor ve hiçbir belge imzalamıyor. Bu durumda terekenin yönetimi için “ortak mirasçılık giderme davası” açılabilir mi?
Evet. Mirasçılardan biri paylaşımı engelliyorsa, Ankara’da ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açılabilir. Bu dava özellikle yurt dışında yaşayan, iletişime geçmeyen veya paylaşımı reddeden mirasçılar için ideal çözümdür. Mahkeme taşınmazı ya aynen taksim eder ya da satılmasına karar verir. Yurt dışındaki mirasçının Türkiye’ye gelme zorunluluğu yoktur; tebligatlar konsolosluk üzerinden yapılabilir. Taşınmaz satışa çıkartılır ve gelir mirasçılara payları oranında dağıtılır. Bu süreç Ankara sulh hukuk mahkemelerinde yaygın şekilde uygulanır.
Annem ölümünden bir yıl önce tüm mallarını bir kardeşime devretmiş. Bizim haberimiz yoktu. Bu durumda “muris muvazaası davası” açabilir miyiz?
Miras bırakan kişinin ölümünden kısa süre önce yaptığı yüksek değerli devirler, özellikle diğer mirasçıların haklarını ortadan kaldırıyorsa Ankara’da muris muvazaası davası açılabilir. Annelerinin tüm malları bir kardeşe devretmesi, çoğu kez “mirasçılardan mal kaçırma” amacıyla yapıldığı gerekçesiyle Yargıtay içtihatlarında muvazaalı işlem kabul edilmektedir. Bu davada amaç, yapılan satışın gerçekte bağış niteliğinde olduğunu ispatlayarak tapunun iptalini istemektir. Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri bu tür davalarda tanık beyanlarına, satış bedellerinin gerçek olup olmadığına ve annenin sağlık durumuna özellikle bakar. Eğer muvazaa ispatlanırsa tapu iptal edilip miras payları yeniden paylaştırılır.
Dedemin veraset ilamı alınmamış ve tapudaki ev hâlâ onun üzerinde. Mirasçılar çok dağınık. Bu durumda evi satmak için nasıl bir yol izlemeliyiz?
Bir taşınmazın satılabilmesi için önce mirasçıların belirlenmesi gerekir. Ankara’da evi satabilmek için ilk adım veraset ilamı çıkarmaktır. Bu ilam sulh hukuk mahkemesinden veya noterlerden alınabilir. Mirasçılar çok dağınıksa ve aralarında anlaşma yoksa, ortak mülkiyet devam ettiği için evi satmak mümkün olmaz. Böyle durumlarda Ankara Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açılır. Mahkeme genellikle taşınmazın açık artırma yoluyla satılmasına karar verir ve satıştan elde edilen gelir mirasçılara payları oranında dağıtılır. Mirasçıların dağınık olması, süreci uzatabilir ancak satışın gerçekleşmesine engel değildir.
Babam vefat etti, bankada borcu olduğunu yeni öğrendik. Ev ve araba var ama borç çok fazla. Bu durumda “reddi miras” yaparsak malları tamamen kaybeder miyiz?
Babanızın bankaya olan borçları, terekenin tamamını aşacak düzeydeyse “reddi miras” yapmak mirasçıları koruyan en doğru yöntemdir. Ankara’da sulh hukuk mahkemesine yapılacak reddi miras beyanı ile tüm borçlardan kurtulursunuz; ancak kabul edilen yön, reddi mirasın mal ve borçların tamamını kapsamasıdır. Yani ret işlemi yaparsanız hem borçlar hem de mallar üzerindeki haklarınız sona erer. Ev ve araba da dahil tüm miras, reddeden mirasçının payından çıkar ve diğer mirasçılara geçer. Eğer tüm mirasçılar reddederse tereke “hükmen reddedilmiş” sayılır ve borçlar devlet eliyle tasfiye edilir. Böylece borçlardan kurtulmuş olsanız da mallar üzerindeki mülkiyet hakkı sona erer. Bu nedenle Ankara’da reddi miras kararı öncesi terekenin aktif-pasif dengesini uzman bir avukatla değerlendirmek önemlidir.
Miras kalan evde kardeşim yıllardır oturuyor ve çıkmıyor. Bu durumda ecrimisil (kira tazminatı) isteyebilir miyim?
Evet. Mirasçılardan biri ortak eve tek başına oturuyorsa, diğer mirasçıların ecrimisil (haksız işgal tazminatı) isteme hakkı vardır. Ankara’da ecrimisil talepleri sulh hukuk mahkemelerinde açılır ve geriye dönük 5 yıllık kira tazminatı istenebilir. Bu tazminat, taşınmazın bulunduğu bölgedeki rayiç kira bedelleri esas alınarak hesaplanır. Kardeşiniz kullanım hakkını kötüye kullanıyorsa, tazminat miktarı daha da artabilir. Ayrıca ortaklığın giderilmesi davası da açılarak evin satılması sağlanabilir. Ecrimisil davalarında bilirkişi raporu belirleyici rol oynar.
Babam yıllar önce bir vasiyetname hazırlamış ama başka bir çocuğuna ev bağışlamış. Vasiyetin iptali veya tenkisi davası açabilir miyim?
Evet. Ankara’da bir vasiyetname olsa bile, vasiyet mirasçıların saklı paylarını ihlal ediyorsa tenkis davası açılabilir. Ayrıca vasiyetnamenin hazırlanma aşamasında irade fesadı, akıl sağlığı sorunları, form hataları varsa vasiyetnamenin iptali de mümkündür. Babaların bir çocuğuna ev bağışlaması, diğer mirasçıların paylarını azaltıyorsa tenkis talep edilerek bu bağışın değeri oranında azaltılması sağlanabilir. Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri, vasiyet ve bağışların toplamını değerlendirerek saklı paya müdahale olup olmadığını belirler. Bu tür davalar teknik olduğu için bilirkişi ve tanık delilleri büyük önem taşır.
Miras Hukuku Avukatı Vefat eden babam hayattayken bir kardeşime sürekli para ve mal vermiş. Bu “denkleştirme (ivazlı ivazsız kazandırma)” olarak sayılır mı?
Evet. Miras hukukunda sağlığında yapılan yüksek değerli kazandırmalar, özellikle bir çocuğu kayırma amacı taşıyorsa denkleştirme (tasfiye denkleştirmesi) kapsamına girer. Ankara’da açılacak miras davalarında mahkemeler, mirasbırakanın diğer mirasçılara oranla bir çocuğuna fazla kazandırma yapıp yapmadığını inceler. Bu tür kazandırmalar mirastan mahsup edilir ve diğer mirasçıların saklı payları korunur. Özellikle taşınmaz devri, yüksek para transferleri ve bağış niteliğindeki işlemler denkleştirmeye konu olur. Bu hak, miras paylaşımında adaleti sağlamak için önemlidir.
Miras Hukuku AvukatıBir kardeşim miras kalan tarlayı gizlice sattı. Bu durum ortaya çıkınca tapu iptal ve tescil davası açabilir miyiz?
Evet. Bir mirasçı diğer mirasçıların rızası olmadan taşınmazı satmışsa, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açılabilir. Mirasçılardan biri ortak malı gizlice sattığında yapılan satış “yetkisiz tasarruf” niteliğindedir. Alıcı kötüniyetli ise tapu iptal edilir; iyiniyetli alıcı varsa bedelin paylaşımı gündeme gelir. Satış muvazaalıysa (komik bedel yazılmışsa) muvazaa hükümleri uygulanır. Bu tür davalarda tapu kayıtları, satış bedeli ve tanık anlatımları önemlidir.
Miras Hukuku Avukatı Miras kalan bir evin üzerinde haciz var. Paylı mirasçılar olarak bu haciz tüm mirasçıları etkiler mi?
Miras kalan ev üzerindeki haciz, taşınmazın tamamına konulduğu için tüm mirasçıları etkiler. Ancak her mirasçı borçtan sadece kendi payı oranında sorumludur. Ankara’da bu tür durumlarda mirasçılar haczin kaldırılması için borcu ödeyebilir, haciz alacaklısıyla anlaşabilir veya miras payını devredebilir. Haciz, satış halinde bedelden düşer. Eğer haciz bir mirasçıya aitse o mirasçının payı üzerinde işlem yapılır. Paylı mülkiyet yapısı nedeniyle haczin tüm taşınmazı etkilemesi, mirasçıların ortak hareket etmesini zorunlu kılar.
Miras Hukuku Avukatı Miras bırakanın kredi ve vergi borçları çıktı. Biz mirası kabul ettik ama borçlar sonradan ortaya çıktı. Bu durumda sonradan reddi miras mümkün mü?
Normal şartlarda miras kabul edildikten sonra reddi miras yapılamaz. Ancak Ankara’daki uygulamada “mirasın hükmen reddi” hükümleri devreye girebilir. Miras bırakanın borçları çok yüksekse, terekenin borca batık olduğu objektif olarak belirlenebiliyorsa mirasçı, sonradan hükmen ret davası açabilir. Ayrıca mirasçının aldatıldığı, malların gizlendiği veya mirasın olduğundan farklı gösterildiği ispatlanırsa genel hükümler kapsamında işlem iptali de mümkündür. Sonradan ortaya çıkan borçlar büyükse mutlaka bir avukatla tereke bilançosu çıkartılmalıdır.