Hakaret Ve Tehdit Davası

Hakaret ve Tehdit Davası Nasıl Açılır? Hakaret ve tehdit suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 106 ve 125’inci maddelerinde düzenlenmiştir. Tehdit ve şerefe karşı suçlar kanunda tanımlanırken suç unsurluları detaylı olarak açıklanmıştır. TCK ilgili maddelerinde hakaret: Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını yok edecek nitelikte bir eylemin, olgu ve isnadın, sövmek suretiyle yapılması olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre hakaret davası;

  • Salt sövmeyle veya
  • Somut fiil isnadı

Olarak oluşabilmektedir. Türk Ceza Kanunu 106’ıncı maddesinde ise tehdit: Bir başkasına yönelik kendisinin veya yakının, hayatına, vücut bütünlüğüne, cinsel dokunulmazlığına karşı saldırıyı bahse konu etmek olarak tanımlanabilir. Tehdit unsurları farklı şekilde aynı kanun maddesi altında sıralanmıştır.

Hakaret ve Tehdit Davası Nedir?

Herhangi bir kişinin hürriyetine karşı veya şerefe karşı işlenen suçlar gerekçe gösterilerek dava açılabilmektedir. Kanunda sayıldığı şekliyle hakaret ve tehdit suçlarının oluşmasının ardından kişiler Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunarak dava sürecini başlatabilirler. Tehdit suçu ve hakaret suçu için kanunda farklı ceza süreleri ön görülmüştür. Suçun niteliğine göre verilecek cezalarda değişebilir.

Hakaret ve tehdit davası somut bir fiil olgu istinat eden veya söverek tehditte bulunan kişilere karşı suç duyurusunda bulunarak açılabilir. Suç duyurusunun ardından yapılacak incelemelerde ve dava sürecinde size karşı yöneltilen suçun ispatı oldukça önemlidir.

Tehdit Suçunu Oluşturan Unsurlar Nelerdir?

Hakaret ve tehdit davası genellikle birlikte düşünülse de birbirinden farklı kavramlar ve suçlardır. Tehdit suçunun oluşabilmesi ve bu suç gerekçe gösterilerek dava açılabilmesi bazı şartların oluşması gerekmektedir. Buna göre tehdit suçunun şartları;

  • Kişilere karşı ağır ve haksız bir zararın verileceğinin sözle, yazıyla, davranışla yapılmış olması
  • Mağdurun özgürlüğünü kısıtlayarak karar verme ve hareket etmesini, iç huzurunu bozması
  • Genel kast şartının oluşması

Suçun ortaya çıkması için gerekli başlıca unsurlar arasında yer almaktadır.  Tehdit;

  • Silahla
  • İmzasız mektup veya özel işaretle
  • Birden çok kişiyle
  • Mevcut veya mevcut sayılan suç örgütlerinin etkisiyle

Tehdidin gerçekleşmesi mümkündür. Tehdit davalarında söz konusu fiilin tespiti oldukça önemlidir. Örneğin; sözlü tehditin cezası farklı unsurlara göre değerlendirilirken, telefonla veya mesajla yapılan tehdit farklı unsurlara göre değerlendirilecektir.

Hakaret ve Tehdit Suçunun Cezası Nedir?

Hakaret ve tehdit suçları için Türk Ceza Kanunu ilgili maddelerinde farklı ceza süreleri ön görülmüştür. Buna göre tehdit suçunun kanunda tanımlanan şekliyle işlenmiş olmasının ardından, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilebilir. Tehdit eğer mal varlığının zarara uğratılması veya sair kötülük kapsamında oluşmuşsa, şikâyet üzerine 6 aya kadar hapis ve adli para cezası uygulanabilmektedir.

Şerefe karşı suçlar kapsamında hakaret için ön görülen ceza ise 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Hakaret ve tehdit suçu cezası suçu ortaya çıkaran unsurlara ve suçun niteliğine göre farklılık gösterebilir.

Hakaret Ve Tehdit Davası

Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.

Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir

Yargıtay Kararı – Hakaret Ve Tehdit Davası

TEHDİT VE HAKARET SUÇLARI – SANIK HAKKINDA HAKARET VE ÖLÜMLE TEHDİT SUÇLARINDAN KAMU DAVASI AÇILDIĞI – SANIĞA İSNAD EDİLEN HER İKİ SUÇUN UNSURLARININ OLUŞTUĞU İÇİN AYRI AYRI CEZA VERİLDİĞİNİN BELİRTİLDİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Somut olayda; sanık hakkında hakaret ve ölümle tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, müştekinin şikayetinden vazgeçmesi üzerine 04.12.2013 tarihli celsede, hakaret suçundan düşme, tehdit suçundan ise hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, ancak bu kararın gerekçesi yazılırken sanığa isnad edilen her iki suçun unsurlarının oluştuğu için ayrı ayrı ceza verildiğinin belirtildiği ve gerekçeli kararın hüküm bölümünde, hakaret ve tehdit suçları yerine, iddianameye konu edilmeyen ve olayla da ilgisi bulunmayan yaralama suçundan ceza verilerek hükmün karıştırıldığı anlaşılmıştır. (2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 53, 62, 106) (5271 S. K. m. 231, 309)

I- Olay:  Tehdit ve hakaret suçlarından sanık M. A. Ö. hakkında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 15. Sulh Ceza mahkemesinin 04/12/2013 tarihli kararıyla, hakaret suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme, tehdit suçundan ise hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, yüze karşı verilen kararın yasal yollara başvurulmaksızın kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında kısa karar ile gerekçeli karardaki çelişki nedeniyle kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Kısa kararda iddianameye konu edilen hakaret ve tehdit suçlarından hüküm kurulmasına karşın, gerekçeli kararda iddianamede yer almayan yaralama suçundan hüküm kurularak, hükmün karıştırılmasına dair hukuka aykırılığa ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme: Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.

Anayasanın 141/3. maddesinde belirtildiği üzere, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılması gerekmektedir.  5271 sayılı CMK’nın “Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar” başlıklı 230. maddesinde; (1) Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:

a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.

b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.

c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkumiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi,

d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar.” hükmüne yer verildiği, Aynı Kanun’un 289. maddesinin (g) fıkrasında da hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi, hukuka kesin aykırılık halleri arasında sayılmıştır.

İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında hakaret ve ölümle tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, müştekinin şikayetinden vazgeçmesi üzerine 04.12.2013 tarihli celsede, hakaret suçundan düşme, tehdit suçundan ise 106/1, 62, 53. maddeleri uyarınca hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, ancak bu kararın gerekçesi yazılırken sanığa isnad edilen her iki suçun unsurlarının oluştuğu için ayrı ayrı ceza verildiğinin belirtildiği ve gerekçeli kararın hüküm bölümünde, hakaret ve tehdit suçları yerine, iddianameye konu edilmeyen ve olayla da ilgisi bulunmayan yaralama suçundan ceza verilerek hükmün karıştırıldığı anlaşılmıştır.

Bu çerçevede mahkemece yazılan hatalı ve çelişkili gerekçeli kararın, CMK’nın 230. maddesindeki unsurları içermemesi ve bu durumun aynı Kanun’un 289/1-g maddesine göre hukuka kesin aykırılık halini oluşturması karşısında, kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmiştir.

YARGITAY KARARI: HAKARET VE TEHDİT DAVASI

HAKARET VE TEHDİT SUÇLARI – SANIĞIN ALKOLLÜ KATILAN SANIĞIN KENDİSİNE HAKARET VE TEHDİT EDEREK ÜZERİNE YÜRÜMESİ NEDENİYLE KENDİSİNİN DE KATILAN SANIĞI İTTİĞİNE İLİŞKİN SAVUNMASI – HAKSIZ TAHRİK HÜKMÜNÜN UYGULANMAMASININ İSABETSİZLİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Sanığın aşamalardaki, alkollü olan katılan sanık H. S.’nın kendisine hakaret ve tehdit ederek üzerine yürümesi nedeniyle kendisinin de katılan sanığı ittiğine ilişkin savunmasının, tanık O. Y.’ın anlatımıyla da doğrulanması ve katılan sanık hakkında tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasına karşın, “unsurları oluşmadığı” şeklindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçeyle haksız tahrik hükmünün uygulanmaması, kanuna aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir. (5237 S. K. m. 106, 125)

 

9 SORULAR

  1. BENSU DAYI dedi ki:

    Hakaret Ve Tehdit Davası Öncelikle bu bizleri aydınlattığınız için teşekkür ederim. Ankara dışına hizmetiniz var mı?

  2. AKIN TOPBAŞ dedi ki:

    Hakaret Ve Tehdit Davası Öncelikle bu bizleri aydınlattığınız için teşekkür ederim. Ankara dışına hizmetiniz var mı?

  3. SAKİNE AKTÜRKÇE dedi ki:

    Hakaret Ve Tehdit Davası Bu dava Hakkında bazı sorular aklıma takıldı.

  4. NEŞE MUTLU dedi ki:

    Hakaret Ve Tehdit Davası Acaba bu dava ne kadar sürer veya sonuçlanır..

  5. YALMAN SERGİN dedi ki:

    Hakaret Ve Tehdit Davası Acaba bu dava ne kadar sürer veya sonuçlanır..

  6. BERKECAN SÖYLEMEZ dedi ki:

    Hakaret Ve Tehdit Davası Bu davada ben nasıl bir yol izlemeliyim lütfen yardımcı olurmusunuz ?

  7. ÜMRAN YURDAKUL dedi ki:

    Hakaret Ve Tehdit Davası Size email olarak gönderdiğim davamda zaman aşımı söz konusumudur. teşekkürler….

  8. LEYLA SEZGİN dedi ki:

    Hakaret Ve Tehdit Davası Dava ve avukat masrafları konusunda bilgi verebilir misiniz?

  9. TAHA HİMMETOĞLU dedi ki:

    Hakaret Ve Tehdit Davası Davanın şekli zamanı ve basarı olanağımız tam olarak nedir sizden bilgi rica edebilirmiyim…

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




[recaptcha]

BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri