Bankanın İstihkak İddiası

  • T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas:  2014/17-637 Karar: 2014/658 Karar Tarihi: 14.05.2014
  • İSTİHKAK İDDİASININ REDDİ DAVASI – ESASEN REHİN HAKKININ BANKAYLA MÜŞTERİSİ ARASINDA İMZALANAN SÖZLEŞMEDE YER ALDIĞI – BANKANIN BORÇLUSUNA KARŞI İLERİ SÜREBİLECEĞİ REHİN HAKKINI BORÇLUNUN ALACAKLISINA KARŞI DA İSTİHKAK İDDİASI OLARAK İLERİ SÜRÜLEBİLECEĞİ
  • ÖZET: Somut olayda, esasen rehin hakkı, bankayla müşterisi arasında imzalanan sözleşmede de yer aldığından, bankanın borçlusuna karşı ileri sürebileceği rehin hakkını, borçlunun alacaklısına karşı da istihkak iddiası olarak ileri sürülebileceğinin kabulü zorunludur. O halde, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
  • Somut olayda, davalı 3.kişi banka, davacı (alacaklı) tarafından dava dışı borçlu aleyhine yürütülen takip dosyasından gönderilen 11.9.2009 tarihli haciz ihbarnamesi üzerine, 25.9.2009 tarihli cevabında, borçlunun hesabında 19.478,86 TL. bulunduğunu, ancak, borçlunun bankayla imzaladığı kredi sözleşmeleri nedeniyle kullandığı kredilerden bankaya borçlu olduğunu, borçlunun banka nezdindeki doğmuş, doğacak tüm hak ve alacaklarının imzalanan sözleşmeler gereğince bankaya rehinli bulunduğunu, bankanın borçluya ait hesaplar üzerindeki rehin, hapis, takas ve mahsup haklarından sonra gelmek kaydıyla haciz uygulanacağını belirterek itiraz etmiştir. Bilahare, takip kesinleştikten sonra icra müdürlüğünce borçluya ait hesap üzerine haciz konulması için 21.5.2010 tarihli haciz müzekkeresi gönderilmiş, bunun üzerine, 3.kişi aynı şekilde, bankanın rehin hakkından ve önceki müzekkerede bildirilen meblağla başka takip nedeniyle bildirilen meblağlardan sonra gelmek üzere haciz uygulanacağını bildirmiştir.
  • Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, takip borçlusuyla davalı 3.kişi arasında imzalanmış olan 16.11.2005 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 68 inci maddesi gereğince, 3.kişi bankanın borçluya ait hesaplar üzerinde doğmuş veya doğacak, vadesi gelmiş veya gelecek, muaccel olmuş veya olacak hak ve alacakları üzerinde rehin, hapis, takas ve mahsup hakkının bulunduğu, yine 24.7.2009 tarihli gereğince de bankanın 20.000,00 TL. miktar için aynı haklarının mevcut olduğu ve borçluyla banka arasındaki kredi sözleşmesinin devam ettiği, buna göre, davalı 3.kişinin savunmasının yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
  • O halde, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında, davalı 3.kişi bankayla dava dışı borçlu arasında haciz tarihinden önce imzalanmış söz konusu Kredi sözleşmesi ve Nakit Teminat İçin Bloke ve Rehin Talimat Mektubu gereğince, 21.5.2010 haciz tarihi itibarıyla, davalı bankanın borçlu hesapları üzerinde rehin, hapis, takas ve mahsup hakkının bulunduğunun kabulüyle davacı alacaklının davasının reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.