Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nafaka

Anlaşmalı Boşanma Davası Anlaşmalı Boşanma Protokolü hazırlanırken nafaka ve nafaka miktarıda düzenlenmelidir. Velayeti kendisine verilmeyen tarafın çocuk için nafaka ödeyip ödemeyeceği ve iştirak nafakasının miktarı protokolde belirtilmelidir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Anlaşmalı Boşanma Protokolünde NAFAKA belirlenirken detaylarada yer verilmelidir. Protokolde nafakanın miktarı, ödeme şekli senelik artış oranları tespit edilmelidir. Müşterek çocukların çocukların eğitim giderleri belli ise iştirak nafakasından ayrı bir başlık halinde düzenlenebilir.

Anlaşmalı Boşanma Davasında  Anlaşmalı Boşanma Protokolü ile nafaka düzenlenirken ileride oluşacak koşullar da göz önüne bulundurulmalı, çocukların mağduriyetine neden olunmamalıdır.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde, tarafların birbirinden yoksulluk nafakası talep edip etmediği, yoksulluk nafakası talep edilmesi durumunda, nafakanın miktarı, ödeme şekli ve nafaka artış oranları protokolde yer almalıdır.

Anlaşmalı boşanma davasında nafaka istenmemesi durumunda, çocuk için daha sonra nafaka davası açılarak yeniden nafaka talep edilebilir. Ama bu durum istisnai durumlar dışında eş için geçerli değildir. Anlaşmalı boşanma davası sonrasında Yoksulluk nafakası talebi ile ilgili yargıtay kararında  “Her ne kadar anlaşmalı boşanma davası sırasında davacı eş nafaka talep etmemiş ise de, davalının Almanya’ya gidebilmesi için boşanma davasını kabul ettiği, aslında boşanma amacının olmadığı; ancak, davalının bu durumu fırsat bilerek boşandıktan sonra bir başka kadınla yaşamaya başladığı nedeni ile davalı yanıltılmış olup, bu durum MK’nun 2. maddesinde açıklanan iyi niyet kuralları gereğince korunamaz” gereği nafakaya hükmedilmesi uygun görülmüştür.

Yargıtay Kararı – Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nafaka

T.C YARGITAY
2.Hukuk Dairesi
Esas: 2014 / 12403
Karar: 2014 / 19006
Karar Tarihi: 01.10.2014
KONU: NAFAKA DAVASI – YOKSULLUK NAFAKASININ ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜNDE BELİRTİLDİĞİ ŞEKİLDE ÜFE ORANINDA ARTTIRILMASINA KARAR VERİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU.
ÖZET: Mahkemece yoksulluk nafakasının anlaşmalı boşanma protokolünde belirtildiği şekilde ÜFE oranında arttırılmasına karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 176/4. maddesi hükmüne göre: “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.” Aynı şekilde 331. madde uyarınca; “durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.” Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere göre, iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir. Somut olayda; taraflar arasındaki anlaşmalı boşanma kararında, kadın yararına aylık 300 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, nafakanın her yıl ÜFE oranında artırılacağı kararlaştırılmıştır. Davalı-davacı kadın yoksulluk nafakasının 300 TL’den, 500 TL’ye arttırılmasını talep etmiş, mahkemece yoksulluk nafakasının 500 TL’ye yükseltilmesine karar verilmiştir. Toplanan deliller ve davalı-davacı kadın vekilinin 18.03.2014 tarihli oturumdaki beyanı dikkate alındığından tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında, protokolden sonra önemli bir değişiklik olmadığı, edimler arasındaki dengenin, umulmadık gelişmeler yüzünden sonradan bozulmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece yoksulluk nafakasının anlaşmalı boşanma protokolünde belirtildiği şekilde ÜFE oranında arttırılmasına karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.