Ziynet Eşyasından Kaynaklı Alacak Talebi

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; tarafların boşanmalarına ilişkin kararın temyiz aşamasında olduğunu, evliliğin devamı sırasında davalı tarafından ziynet eşyalarının alınıp, geri verilmediğini ileri sürmek suretiyle ziynet eşyalarının aynen iadesine, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde ise 34.500 TL’nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bilahare 27.02.2017 tarihli dilekçesi ile alacak miktarını 42.988 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; iddia edilen miktarlarda ziynet eşyası olmadığını, fotoğraflarda görünen ziynetlerin düğün için eşten dosttan ödünç alındığını, düğünde sadece 4 adet kelle tabir edilen altın takıldığını, bu 4 adet altını da davacının kayın babasından ödünç verdiği ve daha sonra geri aldığının da boşanma davasındaki beyanlarla sabit olduğunu savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi; davanın kısmen kabulüne, 3 adet iki buçukluk tabir edilen adedi 1.901,50 TL olan kelleli altının aynen olmadığı takdirde bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, diğer ziynet eşyalarına yönelik talebin reddine hükmetmiştir.

İki tarafta istinaf talebinde bulunmuştur.

Davacı kadın; ziynetlere ilişkin talebin reddedilin kısmına ve davalı yararına hükmedilen vekalet ücretine, davalı erkek tarafından ise; davanın kabul edilen kısmı ile davacı yararına hükmedilen vekalet ücretine yönelik olarak istinaf talebinde bulunmuştur.

Dava, ziynet eşyasından kaynaklı alacak talebine ilişkindir.

Hakim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder (HMK md.184).

Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir. (HMK md. 186).

Ziynet Eşyasından Kaynaklı Alacak Talebi Ve İstinaf Kararı

Somut olayda; ilk derece mahkemesince tahkikatın bittiği tefhim edilmeden ve usulüne uygun şekilde sözlü yargılamaya geçilip taraflara son sözleri sorulup, sözlü açıklamada bulunma hakkı tanınmadan hüküm tesis edilerek, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 184 ve 186. maddelerinin emredici ve açık hükmüne aykırı şekilde hüküm kurulmuştur.

Bu sebeple, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının esasına girilmeden münhasıran bu sebeple kaldırılmasına ve bu eksikliğin giderilmek üzere yeniden yargılama yapılması için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.