Tazminat Ve Alacak Davaları

Kavramsal yönden tazminat, bilinçli ya da bilinçli olmadan, ihmal kaynaklı veya önlem alınmaması neticesinde haksız şekilde gerçekleştirilen uygulamaların maddi ya da manevi zararının karşılanabilmesi hedefi ile uygulanan bir işlemdir. Haksız haller halinde zarar görmüş olan kişilerin zararlarının karşılanması hedefi ile Türk modern hukuk sistemi çerçevesinde tazminat davası açabilme hakkı bulunur. Tazminat davalarının nasıl açılacağı ise doğrudan açılacak tazminat davasının türü ile değişkenlik göstermektedir. Günümüzde kişilik haklarına karşı yaşanan bir durum neticesinde manevi tazminat davaları açılabildiği gibi maddi yönden yaşanan haksız kayıplara yönelik olarak da maddi tazminat davaları açılabiliyor.

Tazminat Ve Alacak Davası Nasıl Açılır?

Yaşanan mağduriyetlerin sona erdirilmesi ve tümüyle giderilmesinin sağlanabilmesi amacı ile uygulanmakta olan tazminat davalarında davayı açacak kişilerin mağduriyetlerinin mutlaka ispat edilebilir olması gerekliliği bulunur. Tazminat davası açmak isteyen bireyler yönünden en önemli noktalardan bir diğeri ise tazminat davasının nereye açılması gerektiğidir.

Tazminat Ve Alacak Davası İçin Hangi Mahkemeye Başvurulur?

Açılacak tazminat davaları için davanın açıldığı yetkili mahkemenin mutlaka haksız eylemin yaşandığı yerde bulunmakta olan bölge mahkemesi olması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durumda Türkiye’de istenen noktada tazminat davası açılabilmesi gibi bir hakkın söz konusu olmamasına neden olur. Bu sebep ile tazminat davası açacak bireylerin mevcut bulundukları bölgede yetkili olan mahkemeyi doğru belirlenmeleri hem yükümlülüklerinde hem de açacakları davanın hız ve sonucu yönünden çok önemli etkiler oluşturmaktadır.

Tazminat Ve Alacak Davası Türleri Nelerdir?

Haksız eylemler halinde yaşanan mağduriyetlerin giderilmesinin sağlanabilmesi hedefi ile açılan dava türü olan tazminat davaları meydana gelen mağduriyetin giderilmesi yönünden açılacak farklı tazminat davası türleri bulunuyor. Kişiler bu çerçevede de boşanma davasında tazminat, hakaret dolayısıyla açabileceği maddi ve manevi tazminat davası, mobbing veya psikolojik şiddet sebebiyle açılabilecek manevi tazminat davası, destekten mahrum kalma tazminatı, işçi kıdem tazminatı davası, işçi ihbar süresi tazminatı davası, iftira sebebiyle manevi tazminat davası, ölümlü trafik kazası dolayısıyla tazminat davası, iş kazası sebebiyle tazminat davası, hatalı tedavi sonucu açılabilecek tazminat davaları gibi daha pek çok farklı sebep ve etkene bağlı olara açılabilmesi mümkün olan tazminat davası türleri bulunmaktadır.

Tazminat Ve Alacak Davalarında Tazminat Miktarı

Maddi tazminat davaları çerçevesinde yaşanmış olan maddi kaybın veya zararın ispat edilmesi gerekliliği bulunur. Maddi tazminat davaları içerisinde meydana gelen kayıp veya zararın giderilebilmesi amacı ile talep edilebilecek tazminat değeri, farklı biçimlerde zararın belirlenmesi mümkün olması dolayısı ile hemen hemen tahmin edilebilir düzeyde olmaktadır.

Manevi tazminat davalarında ise meydana gelen zararın tam şekilde belirlenmesinin olanaksız olması dolayısı ile ne kadar tazminat alınabileceği ile ilgili olarak net bir bilanço oluşturulabilmesi mümkün olmamaktadır. Tazminat davalarında haksızlığa uğrayan taraf tarafından mutlaka söz konusu gelişmenin belirlenmesinden sonra 1 yıl içerisinde dava açılması gerekirken, haksız eylemin yaşanmasından sonra 10 yıl geçmiş ise tazminat davası açılabilmesi mümkün olmamaktadır.

Tazminat Ve Alacak Davaları Yargıtay Kararları

T.C. YARGITAY 23.Hukuk Dairesi Esas:  2014/8236 Karar: 2015/1372 Karar Tarihi: 05.03.2015

ALACAK VE TAZMİNAT DAVASI – DAVACININ DAVALI YA DA DAVALILARDAN HANGİ NEDENE DAYALI OLARAK NE MİKTARDA ALACAK TALEBİNDE BULUNULDUĞUNU İZAH ETMEDİĞİ – DAVACIYA TALEPLERİNİN VE DAYANAKLARININ AÇIKLATTIRILMASI GEREKTİĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Somut olayda; davacı vekilince, davalılar ile sözlü olarak yapıldığı iddia edilen anlaşma gereği müvekkilinin alacağının bulunduğunu belirtilerek dava açılmışsa da; hangi davalı ya da davalılardan hangi nedene dayalı olarak ne miktarda alacak talebinde bulunulduğu izah edilmemiştir. Örneğin; mahkemece gerekçeli kararda, dosyada bir kısım ibra belgeleri bulunduğundan bahisle karar verildiği belirtilmişse de bu belgelerin hangi alacakla ilgili olduğu, dava konusu edilen tüm alacağı kapsayıp kapsamadığı hususu açık olmadığından hükmün denetimi yapılamamaktadır. Mahkemece, öncelikle davacı vekiline talepleri ve dayanakları açıklattırılarak, buna göre tarafların kanıtlarını toplamak ve uyuşmazlığın özelliği gerektirdiği takdirde konu hakkında uzman bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınarak bir sonuca varılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.