Özel Usulsüzlük Cezasının İptali Davası

Özel Usulsüzlük Cezasının İptali Davası Nedir Neden Açılır? Vergi Kanunları doğrultusunda hareket edilmediği zaman yetkili mahkemeler tarafından kişiler, yargılanarak vergi para cezasına çarptırılır. Kişiler, aldıkları para cezasını belli şartları ve kuralları yerine getirerek kaldırabilme hakkına sahiptir. Bunun için ilk önce vergi paralarını ödemeleri gerekir.

Davada Uzlaşma Durumu

Vergi mahkemeleri tarafından verilen cezalar doğrultusunda bu cezaların ortadan yok edilmesi de mümkündür. Öncelikle mahkeme tarafından ceza almış kişiler, verilen para cezasının tamamını ödeyerek cezalarını ortadan kaldırabilir. Bunun dışında vergi cezalarının kişiler üzerinden bir an önce kaldırılması için vergi dairesi ile cezayı alanlar arasında belli anlaşmaların yapılması gerekir. Bu anlaşmalar doğrultusunda ceza alan vatandaşlar, mahkemeye başvurmadan da vergi dairesi ile beraber ödeyecekleri para miktarlarını anlaşarak meydana gelen sorunları ortadan kaldırabilir.

Davaya İtiraz Etme

Vatandaşların vergi cezalarına itiraz edebilmeleri için belli şartları yerine getirmesi gerekir. Bu şartlar istenildiği gibi uygulandığı zaman vergi cezası alanlar, vergi mahkemelerine gidip cezalarının itirazını gerçekleştirmek için başvuru formunu eksiksiz ve doğru bir şekilde doldurarak işlemlerini tamamlayabilir. Vatandaşların açtıkları itiraz davası vergi mahkemeleri tarafından incelenerek belli bir sonuca bağlanır.

Sonucun olumlu olması durumunda ceza alan kişiler, cezalarını iptal ettirme hakkını elde eder. Vatandaşların cezaya itiraz hakkını kullanabilmeleri için itiraz hakkı için verilen süreyi geçirmemeleri gerekir. Bu sürenin geçmesi durumunda ceza alan vatandaşlar, cezanın itirazı için mahkemeye başvuruda bulunamaz ve cezalarını kaldırmak için bütün verilen para cezalarını ödemeleri gerekir. Bu yüzden vatandaşlar, zamanında itiraz etme sürelerini kullanarak haklarını koruma altına alabilir.

Davada Zaman Aşımı Var Mı?

Vergi davalarında verilen para cezalarına itiraz etmek için verilen süreyi geçirmemek gerekir. Vatandaşların vergi cezalarını ödememeleri için itiraz etme süreleri toplamda 5 yıldır. 5 yıl içerisinde vatandaşlar, verilen para cezalarına itiraz etmedikleri zaman haklarını koruma altına alma şanslarını kaybeder. Bunun sonucunda cezayı alan kişiler, cezalarının tamamen ortadan kaldırılması için verilen bütün borcu ödemeleri gerekir.

Borcun ödenmesi durumunda kişilere verilen cezalar ortadan kalkar. Bunun dışında vergi cezalarının iptal edilmesi için vergi daireleri ile cezayı alan taraf arasında anlaşma olduğu zaman olaylar mahkemeye gitmeden de çözüme kavuşabilir. Vatandaşlar vergi dairesine giderek aldıkları para cezasını düzenli bir şekilde ödeyebileceklerine dair gerekçe göstererek aralarında anlaşmaları durumunda olaylar mahkemeye gitmeden vergi cezaları ortadan kalkabilir.

Vatandaşların davalara itiraz edebilme sürelerini geçirmemesi gerekir. Süresi geçen itirazlarda hiçbir şekilde vatandaşlar hak talep edemez. Bu doğrultuda mahkeme de kişinin itiraz talebini geri çevirerek değerlendirme altına almaz. Bunun için vatandaşların aldıkları cezaları iptal etmeleri veya kaldırabilmeleri için itiraz için verilen süreyi doğru bir şekilde kullanıp vergi mahkemelerine giderek başvuruda bulunmaları gerekir. Böylece cezalarının iptal işlemini gerçekleştirme şansını elde eder.

Özel Usulsüzlük Cezasının İptali Davası

ÖZET : Geçmiş dönemleri kapsayacak şekilde vergi mükellefiyet tesisi halinde, mükellefiyetin tesis edildiği tarihe kadar ki dönemler için beyanname vermesi hukuken ve fiilen mümkün olmayan davacı adına beyanname verme yükümlülüğünün ihlali nedeniyle ceza kesilemeyeceği hakkında.

İSTEMİN ÖZETİ : Davacı adına elektronik ortamda beyanname verme yükümlülüğünün ihlali nedeniyle 2007/12 ve 2008 yılının muhtelif dönemleri için kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. Ankara 6. Vergi Mahkemesinin 29.03.2012 günlü ve E:2011/1919, K:2012/352 sayılı kararıyla; söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde ceza kesileceği hususu davacıya yazılı olarak bildirilmeden kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezaların kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı İdare, kesilen cezanın hukuka uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

Özel Usulsüzlük Cezasının İptali Davası – Danıştay Kararı

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3’üncü maddesinde, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliklerine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun “Yetki” başlıklı mükerrer 257′nci maddesinin 4’üncü fıkrasında,” … vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanmak suretiyle internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya Maliye Bakanlığı’nın yetkili olduğu” hükmüne yer verilmiş, mükerrer 355’inci maddesinde ise, bu Kanunun 86, 148, 149, 150, 256 ve 257’nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257’nci madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlar hakkında özel usulsüzlük cezası kesileceği belirtilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, gayrimenkullerle ilgili olarak tapu sicil müdürlüklerince doldurulan bilgi formlarından ve elektronik ortamda yapılan sorgulama sonuçlarından hareketle, davacının 10.05.2005 ila 19.12.2008 tarihleri arasında yapmış olduğu taşınmaz satışları nedeniyle bu döneme ilişkin ticari kazanç mükellefiyetinin açılış ve kapanışının yapılması gerektiği yolundaki 25.10.2010 tarihli yazıya istinaden davacı adına mükellefiyet tesis edilerek ilgili dönem beyannamelerini vermemesi nedeniyle dava konusu özel usulsüzlük cezalarının kesildiği anlaşılmıştır. Mükellefin işe başladığı tespit edilen tarih esas alınarak, geçmiş dönemleri de kapsayacak şekilde mükellefiyet tesis edilmesi halinde, işe başlama tarihi ile mükellefiyetin tesis edildiği tarih arasındaki dönemlerde elektronik ortamda beyanname verilmesi hukuken ve fiilen mümkün olmadığından dava konusu özel usulsüzlük cezalarını kaldıran Mahkeme kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

8 SORULAR

  1. SEVİM KEMİKSİZ dedi ki:

    Özel Usulsüzlük Cezasının İptali Davası Bu konu Hakkında güncel Yargıtay kararlarına ihtiyacım var, yardımcı olurmusunuz.

  2. NEVAL KARADAVUT dedi ki:

    Özel Usulsüzlük Cezasının İptali Davası Makaleniniz davası ile ilgili net bir yazı olmuş.. teşekkürler..

  3. BİRTAN ŞEBİT dedi ki:

    Özel Usulsüzlük Cezasının İptali Davası Bu dava Hakkında bazı sorular aklıma takıldı.

  4. MEHMED DİLER dedi ki:

    Özel Usulsüzlük Cezasının İptali Davası Makaleniniz davası ile ilgili net bir yazı olmuş.. teşekkürler..

  5. MERİH AKTOZ dedi ki:

    Özel Usulsüzlük Cezasının İptali Davası Ben yurtdışında yaşıyorum Türkiyeye gelmem dava sürecini etkilermi

  6. ADEM KÖKER dedi ki:

    Özel Usulsüzlük Cezasının İptali Davası Davayı açmak istiyorum süreç ne olur en acil davayı siz alırsanız masraflarım ne kadar tutar.

  7. OLGAÇ KAYNAK dedi ki:

    Özel Usulsüzlük Cezasının İptali Davası Merhabalar. Garip bir durumumuz var size danışmak istiyorum.

  8. GURBET ERTAŞ dedi ki:

    Yazılı yasalar örümcek ağları gibidir: zayıfları yakalar, güçlüler deler geçer.

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




[recaptcha]

BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri