Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası

Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası Nedir? Ölümlü trafik kazasında cezai sorumluluk doğar. Her ne kadar trafik kazası sonucunda maddi ya da manevi tazminat istenmesi akla ilk gelen dava konuları olsa da, ortada önemli bir ceza davası da vücut bulmuş olabilir. Özellikle ölümlü ya da yaralamalı trafik kazalarında ceza davası doğmaktadır. Trafik kazalarında ölüm ya da yaralanma meydana geldiğinde, en önemli takdir noktası taksir ya da kast olacaktır. Kazanın kastla mı yoksa taksirle mi işlendiği, cezanın belirlenmesinde önemlidir. Kast ile işlenen suçlar daha ağır yaptırımlara tabidir.

Ölümlü Trafik Kazaların Cezai Sorumluluk:

Trafik kazalarında cezai sorumluluk hükümleri, genel olarak Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmiştir. Bu cezalar, adli para cezası olarak yansımaktadır. Cezaların verilme sebebi, kamu düzenini ve barışını sağlamaktır. Ancak bazı trafik kazaları, yaralanma veya ölümle sonuçlanabilir. İşte böyle durumlarda sadece idari para cezası değil, hapis cezaları da gündeme gelmektedir. Ölüm ve yaralanmanın taksir veya kastla oluşuna göre Türk Ceza Kanunu çerçevesinde bir ceza takdir edilecektir.

Ölümlü Trafik Kazasında Taksir:

Trafik kazası sonucu ölüm gerçekleşmişse, sebebin kast mı taksir mi olduğu incelenecektir. Taksir, kişinin bile bile zararına hareket etmediği ancak gerekli önlemleri de almadığı zaman meydana gelmektedir. Eğer ki ölümlü trafik kazasında taksir olduğu sonucuna varılırsa, Türk Ceza Kanunu 85.maddeye göre değerlendirme yapılacaktır. Bu madde kapsamında ceza 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak durumun niteliğine göre cezanın ağırlaşması da mümkündür. Bu da aynı madde içerisinde değinilen hükümlerden biridir. Olaya sebebiyet veren her türlü durum, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından incelenecektir.

Ölümlü Trafik Kazası Davası Nerede Açılır?

Ölümlü trafik kazası davasında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Eğer ki 85.maddede öngörülen ağırlaştırılmış durum olan birden fazla ölüm gerçekleşmişse, Ağır Ceza Mahkemesi görevli olacaktır. Ölümlü trafik kazasında en az bilinçli taksir olması durumunda, şikayet aranmaksızın dava açılacaktır ve suç resen kovuşturulacaktır. Tüm bunlara ek olarak, tazminat talep edilmesi de mümkündür. Tazminat türleri, maddi ve manevi olarak ikiye ayrılmaktadır. Somut olayın özelliklerine göre iki tazminatın da istenmesi mümkündür.

Ölümlü Trafik Kazalarında Zamanaşımı:

Ölümlü trafik kazalarında zamanaşımı süresi de önemli hususlardan biridir. Trafik kazası sonucunda istenecek tazminat zamanaşımı süresi ile ceza zamanaşımı süresi farklılık göstermektedir. Ceza zamanaşımı süresi, işlenen cezanın zamanaşımı süresi ile paralellik göstermektedir. Yaralanma varsa Türk Ceza Kanunundaki yaralama suçunun cezası ve zamanaşımına göre, ölüm varsa insan öldürme suçunun cezası ve zamanaşımı hükümleri geçerli olacaktır. Ceza davasının açılması ve devam etmesi, tazminat davasının zamanaşımına da etkili olacaktır. Tazminat davası zamanaşımı süresi, ceza davası zamanaşımı süresine göre şekillenecektir ve ceza davası bitmediği sürece tazminat istenmesi de mümkün olacaktır.

Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası

Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davaları olaya polisin el koyması ile soruşturma başlatılmış olur. Soruşturmanın adli kolluk kuvvetlerince tamamlanması sonucu C.Başsavcılığınca soruşturmaya devam edilir. Ölümlü trafik kazası ceza davası Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür. Ölümlü trafik kazası ceza davasında şikayet olmasa bile kamu davası açılır. Ölümlü Trafik kazası ceza davası görülürken adli kolluk kuvvetinin soruşturması, olay yeri ve kaza tespit tutanağı, araç tespiti ve incelemesi, Yolda ve çevrede bulunan güvenlik kameraları, görgü tanıkları davayı etkiliyen en etken unsurlardandır.

ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI CEZA DAVASININ TAZMİNAT DAVASINA ETKİSİ

Ceza davasında tespit edilen kusur Hukuk davasında tazminat bakımından önemlidir. Açılan Kamu davası ile birlikte, kaza tarihinden itibaren  2 yıl içinde maddi manevi tazminat için tazminat davasının belirtilen süre içerisinde açılması gerekir. Kazada kusurlu taraftan maddi ve manevi tazminat almak için süre zamanaşımına dikkat etmek ve yasal süre içinde tazminat davası açmak gerekiyor.

YARGITAY: ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI CEZA DAVASI CEZA MİKTARI

T.C. YARGITAY 12.Ceza Dairesi Esas Kararı

( ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI ) TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇU – ÖNCEKİ KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINI GEREKTİREN HERHANGİ BİR NEDENİN BULUNMADIĞI – KONUNUN YARGITAY CEZA GENEL KURULUNCA SONUCA BAĞLANMASININ DAHA UYGUN OLACAĞI – DOSYANIN YARGITAY CEZA GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİ GEREĞİ
ÖZET: İtiraz konusu değerlendirilip, önceki kararda değişiklik yapılmasını gerektiren herhangi bir nedenin bulunmadığı, konunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunca sonuca bağlanmasının daha uygun olacağı anlaşıldığından, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi gerekir.,

İncelenen dosyada, 20.03.2005 tarihinde meydana gelen ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasında, tam (8/8 oranında) kusurlu olduğu kabul edilen kayden sabıkasız sanığın, taksirle öldürme suçundan dolayı 765 sayılı TCK’nın 455/1, 59/2. maddeleri gereğince neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 407 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 2918 sayılı Kanun’un 118/5. maddesi gereğince sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına dair İstanbul Anadolu 24. (Üsküdar 4.) Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2007 tarih, 2005/293 esas, 2007/723 sayılı kararının sanık müdafiince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 11.10.2011 gün ve 2011/1521 esas, 2011/2732 sayılı kararı ile “Dosya kapsamına göre katılanların zararının giderilmediği anlaşıldığından, tebliğnamedeki (3) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmediği” belirtilerek yapılan inceleme sonunda, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yerel mahkeme hüküm tarihi olan 07.12.2007 tarihinde 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle yapılan değişikliğin henüz yürürlüğe girmemiş olması nedeniyle kurulan hükmün hukuki bir sonuç doğurmamasına imkan veren ve bu yönüyle sanık lehine olduğunda şüphe bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının yerel mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle Özel Daire onama kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmiş ise de, sanık müdafiince sunulan temyiz dilekçesindeki, “Bu somut olaydan sonra, suçtan zarar gören tarafın, yani katılanların, Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/107 Esasında kayıtlı olarak açmış oldukları ölümden dolayı maddi ve manevi tazminat istemine yönelik çok yüksek miktardaki bedelleri talep etmiş olmaları” şeklindeki açıklamaya, duruşma tutanaklarına, dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelere göre, sanığın yerel mahkemece hüküm verilinceye kadar zararı ödeme yönünde bir irade ortaya koymadığı ve herhangi bir savunmada bulunmadığı gibi, gerek ceza davasında, gerek hukuk davasında, temyiz aşaması sonuçlanıncaya kadar, zararı karşılamaya yönelik herhangi bir girişimde de bulunmadığı, kaldı ki, katılanların zararı, taraflar arasındaki tazminat davasına ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip, sanık tarafından, icra yoluyla ödenmiş olsa bile, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanabilmesi için, diğer koşulların varlığının yanında, “Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması” gerektiği, 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle yapılan değişiklikle, CMK’nın 231. maddesinin uygulanma şartları genişletilmekle birlikte bu sübjektif şart açısından bir değişikliğin yapılmadığı nazara alındığında, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaate sahip olmadığını açıklayarak tecil hükümlerinin uygulanmamasına karar veren yerel mahkemece, aynı hususun tekrar değerlendirilmesinin, bir fayda sağlamayacağı ve yargılamayı gereksiz yere uzatacağı, gelinen aşama itibariyle açıkça anlaşıldığından, Özel Dairece hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Yargıtay Kararları – Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası

T.C. YARGITAY Ceza Genel Kurulu Esas Kararı

TAKSİRLE YARALAMA VE ÖLÜME NEDEN OLMA SUÇU – ASLİ KUSUR – SANIĞIN KENDİSİ VE AİLESİ DIŞINDA KİŞİLERİN DE MAĞDUR OLDUĞU – ATILI SUÇUN BÖLÜNEMEYECEĞİ – ŞAHSİ CEZASIZLIK SEBEBİNİN UYGULANAMAYACAĞININ GÖZETİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Asli kusurlu olarak eşinin ölümü, biri şikâyetçi olmak üzere altı kişinin yaralanmasına sebebiyet veren sanığın, eşinin ölümü nedeniyle kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezaya hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olduğu açık ise de olayda münhasıran kendisi ve ailesi dışında başkalarının da zarar gördüğü, mağdurlardan birisinin şikâyetçi olduğu ve üzerine atılı suçun bölünmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından, şahsi cezasızlık sebebinin uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Bu nedenle yerel mahkemenin direnme hükmü isabetli değildir.

  1. 5237 sayılı TCK’nın 22/6. maddesinin uygulanabilmesi için taksirli hareket sonucu neden olunan neticenin, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezaya hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açması gerekmekte olup sanığın eylemi sonunda eşinin öldüğü, yaralananlardan katılanın şikâyetçi olduğu, bu itibarla maddede öngörülen koşulların oluşmaması nedeniyle uygulanamayacağı, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 455/2 ve 5237 sayılı TCK’nın 85/2. maddelerinde tanımlanan suçu oluşturacağı, lehe yasa değerlendirmesinin ve sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, fiil sonuçları yönünden iki ayrı suç kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
  2. Kabule göre de; katılanın uzuv tatiline uğrayacak şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 89/3-b maddesi yerine 89/2-b maddesinin uygulanması suretiyle sanığa eksik ceza tayini” isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir. İki numaralı bozma nedenine uyan Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesince 14.04.2010 gün ve 187-68 sayı ile;

“Somut olayda sanığın taksirli hareketiyle eşinin ölümü, katılan ve diğer mağdurların yaralanmasına neden olduğu, diğer mağdurların şikâyetçi olmaması, ölenin sanığın eşi olması, olayın oluş şekli, sanığın eşini kaybetmesi dikkate alınarak kişisel ve ailevi durumu bakımından cezaya hükmedilmesinin mağdur olmasına yol açacağına karar verilip, taksirle ölüm yönünden cezalandırılması yoluna gidilmemiş, yalnızca katılana yönelik yaralama yönünden ceza tayin edilmiştir.

TCK’nun 22 ve devamı maddelerinde eylemin bölünemeyeceğine dair hüküm yoktur. Gerek Yargıtay, gerekse mahkemelerin birçok uygulamalarında bilinçli taksir hariç taksirli suç sonucu ölümle birlikte yaralama da meydana geldiğinde şikâyetten vazgeçmeleri durumunda TCK 85/1. maddesine göre vasıflandırılmakta, eylem bölünebilmektedir. Dava konusu olayda sanığın taksirle ölüme ve yaralamaya neden olması karşısında taksirle ölüme neden olmaktan TCK’nun 22/6. maddesinin uygulanması, yaralama yönünden mahkûmiyet hükmü kurulmasına yasal bir engel olmadığı gibi bu uygulamanın yasa sistematiğine ve hakkaniyete uygun düşeceği kanaatine varıldığından eşini öldürme suçundan ceza tayinine yer olmadığı, katılanı yaralama yönündense yaralamanın niteliğine göre uyulan bozma kararı uyarınca sanığın yalnızca taksirle yaralama suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiştir” şeklindeki gerekçeyle direnerek, önceki hükümde olduğu gibi sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

YARGITAY: TRAFİK KAZASI CEZA DAVASINDA CEZANIN TAYİNİ

T.C. YARGITAY 12.Ceza Dairesi Esas Kararı

TAKSİRLE YARALAMA SUÇU – MEYDANA GELEN ZARARIN AĞIRLIĞI VE SANIĞIN TAKSİRİNİN YOĞUNLUĞU NAZARA ALINDIĞINDA TEMEL CEZA TAYİNİNDE ALT SINIRDAN UZAKLAŞILMASI GEREKTİĞİNİN GÖZETİLMEMESİNİN İSABETSİZLİĞİ
ÖZET: Sanığın TCK’nın 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın taksirinin yoğunluğu nazara alındığında temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırıdır.

Olay günü 145 promil alkollü olan sanığın idaresindeki otomobille müşteki E. K.’ün idaresindeki araca E.’un şeridinde çarpması sonucu yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiği olayda, asli ve tam kusurlu olan sanığın TCK’nın 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın taksirinin yoğunluğu nazara alındığında temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA.

65 SORULAR

  1. HÜSEYİNCAN BAYAR dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası Bu davada bir çok talebim oldu hiç bir şekilde sonuç alamadım bundan sonra ne yapılabilir.

  2. CEYHUN TÜZE dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası Aydınlatıcı bilgiler için teşekkür ederim.. Başarılar dilerim..

  3. NEVAL TAŞTAN dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası Bu davada bir çok talebim oldu hiç bir şekilde sonuç alamadım bundan sonra ne yapılabilir.

  4. İMREN AYDINCI dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası Acaba bu dava ne kadar sürer veya sonuçlanır..

  5. ECECAN BADIR dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası Acaba bu davayı avukatsız takip edebilirmiyim? Davanın dilekçe örneğini bulabilirmiyim..

  6. BUSE BORLU dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası Konuda belirttiğiniz dava hakkındaki makaleyi beğendim.

  7. ALARA TUĞCU dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası Bu davada bir çok talebim oldu hiç bir şekilde sonuç alamadım bundan sonra ne yapılabilir.

  8. BERK MERCAN dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası Bu konu Hakkında güncel Yargıtay kararlarına ihtiyacım var, yardımcı olurmusunuz.

  9. ATANUR DİDİN dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası Acaba bu dava ne kadar sürer veya sonuçlanır..

  10. HÜSEYİNCAN BAYAR dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası hukuk mahkemesine temyiz dilekçesi örneği varmıdır. Bana yardımcı olurmusunuz..

  11. GÜLFİDAN ALTIN dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası Davayı açmak istiyorum süreç ne olur en acil davayı siz alırsanız masraflarım ne kadar tutar.

  12. SAKİNE AKTÜRKÇE dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası Konuyla ilgili bilgi verirseniz ona göre bir yol izlemek isterim teşekkür ederim iyi çalışmalar.

  13. BERKAN KURTEL dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası hukuk mahkemesine temyiz dilekçesi örneği varmıdır. Bana yardımcı olurmusunuz..

  14. GÜLCAN ÖZÇITAK dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası Sözleşme var nasıl bir yasal işlem başvurusunda bulunabilirim ikametim adana yalnız..

  15. KIVANÇ CANKURTARAN dedi ki:

    Ölümlü Trafik Kazası Ceza Davası Size email olarak gönderdiğim davamda zaman aşımı söz konusumudur. teşekkürler….

Etiketler

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




[recaptcha]

BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri