Nişan Hediyelerinin İadesi Ve Tazminat Davası

Nişan Hediyelerinin İadesi Ve Tazminat Davası Nedir? İki tarafın da nişanlandıktan sonra aralarında meydana gelen sorunlardan dolayı nişanlarını atmaları durumunda nişanlarının atan tarafların birbirlerinden aldıkları nişan hediyelerini isteme hakları vardır. Bunun için yetkili mahkemelere giderek nişan hediyelerinin geri alınması için tazminat davası açılabilir. Nişan hediyelerini nişanlı olan tarafların yakınları veya ailesi de tazminat davası açarak alabilir. Çünkü nişan esnasında nişan hediyelerini kim aldıysa hediyeleri alan kişi geri alma şansını mahkemelere giderek elde edebilir.

Hangi Hediyeler İade Edilir?

Nişan aşamasında tarafların birbirlerine hediye ettikleri eşyalarını nişanlıların anlaşamaması sonucunda nişanlarını attıkları durumda alabilme hakları vardır. Nişanlılar nişan attıklarından hemen sonra 1 yıl içerisinde birbirlerine aldıkları hediyeleri geri almak için yetkili mahkemelere giderek başvuru formunu eksiksiz ve doğru bir şekilde doldurup alabilme imkânına elde edebilir. Nişanlıların mahkemede aldıkları hediyeleri isterken bazı noktalara dikkat etmeleri gerekir. Özellikle nişanlılara aileleri tarafından geleneksel anlamda alınan hediyeler hiçbir şekilde talep edilemez. Bunun dışında nişanlılar, kendi bütçeleri ile aldıkları bütün hediyeleri birbirlerinden mahkeme huzurunda talep edebilir. Aralarında anlaşarak talep ettikleri hediye mahkeme kararı ile birbirlerine verilir. Bunun dışında nişanlılara aileler veya yakın çevresi de eşya veya hediye aldıkları zaman da mahkemeye başvuruda bulunarak onlar da aldıkları hediyeleri geri alma şansını elde edebilir.

Dava İçin Süre

Nişan sonrasında iki tarafın da belli sebeplerden dolayı birbirleriyle anlaşamaması durumunda nişan esnasında birbirlerine aldıkları hediyeleri nişanlarını attıktan hemen sonra mahkemelere başvurarak alabilme şansına sahiptir. Nişanlılar, nişan attıkları günden itibaren verilen 1 yıl süresine kadar yetkili mahkemelere gidip hediyeleri almak için başvuru formunu eksiksiz bir şekilde doldurup mahkemeye iletmelidir. Nişan atımından sonra verilen süre zarfı içerisinde taraflar hediyeleri almak için mahkemeye müracaat etmedikleri zaman bir daha hiçbir koşulda birbirlerinden hediye talebinde bulunamaz. Bunun için nişanlıların hediyeleri alabilmeleri için dava açma süresini geçirmemeleri gerekir.

Nişanın İptali İle Açılan Tazminat Davası

Nişanlandıktan belli bir süre sonra aralarında belli sebeplerden veya olaylardan dolayı çiftlerin uzlaşamaması durumunda nişanlarını atma olayları gerçekleşir. Çiftler, nişanlarını attıktan sonra birbirlerine nişan esnasında aldıkları hediyeleri geri almak istediklerinde yetkili mahkemelere giderek bu taleplerinin geçerli sebeplerini ve delillerini sunarak ne kadar hediye aldılarsa onun değerinde tazminat davası açıp ödedikleri maddi bütçeyi geri alabilme şansına sahip olur. Çiftlerin tazminat davasını açabilmesi için nişanlarını attıktan hemen sonra mahkemelere 1 yıl içerisinde gitmesi gerekir. Bu sürenin geçiminden sonra çiftler, hiçbir koşulda birbirlerinden bir şey talep edemez. Ayrıca nişan esnasında tarafların yakın çevresi ve ailesi de hediye aldıkları zaman bu hediyelerini geri almak istediklerinde onlar da mahkemeye müracaat ederek taktıkları veya aldıkları hediyeleri geri temin edebilme şansına sahip olabilir.

Nişan Hediyelerinin İadesi Ve Tazminat Davası

Nişan hediyelerinin mutad sayılabilmesi, yöresel örf ve adete göre verilen hediyelerden olması yanında maddi değerinin de günün koşullarına göre fazla olmayan hediyelerden olmasına bağlıdır ve bu da daha çok tarafların mali ve sosyal durumları ile ölçülmelidir

Yargıtay Kararı – Nişan Hediyelerinin İadesi Ve Tazminat Davası

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas Kararı

NİŞAN HEDİYELERİNİN İADESİ VE TAZMİNAT DAVASI – NİŞANIN BOZULMASINDA DAVACININ KUSURSUZ OLDUĞU – DAVACININ KİŞİLİK HAKLARININ SALDIRIYA UĞRAMA DURUMUNUN KABULE ELVERİŞLİ OLMADIĞI – MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİNİN REDDİ – İLAMIN DÜZELTİLMESİ

ÖZET: Somut olaya dönüldüğünde; nişanın bozulmasında davacı S.’nin kusursuz olup çektiği üzüntü, sıkıntı göz önüne alınarak davacının manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş ise de, yasal düzenlemeler olayın özellikleri ve davacı S.’nin kişilik haklarının saldırıya uğrama durumunun kabule elverişli olmaması karşısında, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Dairemiz ilamının düzeltilmesine karar verilmiştir.
TMK’nın 122.maddesince, yukarıda yapılan açıklamalara göre, nişanlılık evlenme dışında bir nedenden sona ererse, nişanlıların birbirlerine vermiş oldukları, alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir. Alışılmış mutad hediyelerden kasıt; giyilmekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen eşyalardır. Hediyelerin verildiği ve iade edilmediği hususu her türlü delil ile ispat edilebilir.

Nişan hediyelerinin mutad sayılabilmesi, yöresel örf ve adete göre verilen hediyelerden olması yanında maddi değerinin de günün koşullarına göre fazla olmayan hediyelerden olmasına bağlıdır ve bu da daha çok tarafların mali ve sosyal durumları ile ölçülmelidir.

Alışılmış (mutad) hediyelerden kasıt giymekle, kullanmakla eskiyen ve tüketilen eşyalardır. Kural olarak giymekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen (elbise, ayakkabı vs. gibi) eşyaların iadesine karar verilemez. O halde mahkemece; açıklanan ilkeler gereğince inceleme yapılarak mutad hediyeler (nişan yüzüğü ve kullanılmakla eskiyen tüketilen eşyalar) yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu kalem giderler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

b) 4721 sayılı TMK. nun 121.maddesine göre, nişanın bozulması yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Bilindiği üzere; manevi tazminat, haksız bir eylemin yarattığı üzüntünün, duyulan elem ve acıların giderilmesini amaçlayan bir ödencedir. Manevi zarar, mal varlığına dokunmayan, yaşam, sağlık, namus, sır, aile mahremiyeti gibi mal varlığı harici varlıklarda meydana gelen azalma olup, bu zarar manevi tazminatla giderilmeye, azaltılmaya çalışılmıştır.

Nişanın bozulmasının, taraflarda değişik şiddet ve ölçülerde de olsa üzüntü yaratması ve menfaatleri haleldar etmesi doğaldır. Doğal olan bu üzüntü ve menfaat ihlali manevi tazminata esas alınmaz. Bir kere nişanlandıktan sonra tazminat ödeme tehdidi altında bulunmak suretiyle evlenmeyi taraflar için zorunlu hale getirebilecek şekilde manevi tazminata hükmedilemez. Ancak nişanın bozulması nedeni ile fahiş bir zarar doğmuş ve bu nedenle kişilik hakları da saldırıya uğramış ise bu durumun ispatı halinde manevi tazminata hükmedilebilir.

Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; nişanın bozulmasında davacı S.’nin kusursuz olup çektiği üzüntü, sıkıntı göz önüne alınarak davacının manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda anılan yasal düzenlemeler, olayın özellikleri ve davacı S.’nin kişilik haklarının saldırıya uğrama durumunun kabule elverişli olmaması karşısında, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

Sonuç: Bu itibarla; Dairemiz ilamının HUMK’nun 440 ve 438/9.maddeleri uyarınca düzeltilmesine ve peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 20.10.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi.

2 SORULAR

  1. NURTEN COŞKUNER dedi ki:

    Nişan Hediyelerinin İadesi Ve Tazminat Davası Konuyla ilgili bilgi verirseniz ona göre bir yol izlemek isterim teşekkür ederim iyi çalışmalar.

  2. RUŞEN AYDOĞMUŞ dedi ki:

    iyi günler kolay gelsin. Nişan Hediyelerinin İadesi Ve Tazminat Davası hakkında sorum olucaktı ? Bilgi verebilirmisiniz.

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




[recaptcha]

BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri