Nafaka Ödeme Yükümlülüğünü İhlal

İcra İflas Kanunu  344 ncü maddesine göre, Mahkeme kararıyla ödemeye mahkum olduğu nafaka miktarını kararda belirtildiği şekilde ödenmemesi durumunda,  nafaka ödeme yükümlüsünün yapmış olduğu eylemi suç sayılmıştır.

İcra İflas Kanunun  344 ncü maddesine göre, nafaka alacaklısının nafakanın ödenemediğine dair  açmış olduğu icra takibinin yapıldığı yerdeki İcra Mahkemesi’ne Nafaka Ödeme Yükümlülüğünü İhlal gerekçesiyle şikayet dilekçesi ile başvuru yapılır. Yapılan başvuru üzerine, nafaka ödemeyen borçlu 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Tazyik hapsinde uygulanmasına başlandıktan sonra karar gereği yerine getirilir, borç ödenirse, borçlu tahliye edilir.

İİK madde 344/2 gereğince, Nafaka borçlusunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması ile ilgili  dava açmış ise, ileri sürdüğü nafakanın kaldırılması veya azaltılması İcra Mahkemesi’nce, cezanın ertelenmesi istemin kabul edilmesi nitelikte görmesi durumunda, tazyik hapsinin uygulanması yargılama sonuna bırakılabilir.

Nafaka Ödeme Yükümlülüğünü İhlal – Yargıtay Kararları

  • T.C YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2013 / 15229 Karar: 2013 / 13652 Karar Tarihi: 01.10.2013
  • NAFAKA DAVASI – KANSER HASTASI OLAN KİŞİNİN YENİDEN ÇALIŞMA ŞARTLARINI KAYBETTİĞİ – DAVACININ ALDIĞI MAAŞLA KÜÇÜK İÇİN HÜKMEDİLEN NAFAKAYI ÖDEMESİNİN MÜMKÜN OLMAMASI – NAFAKANIN UYGUN MİKTAR İNDİRİLMESİ GEREĞİ – DAVANIN REDDİNİN İSABETSİZ OLMASI.
  • ÖZET: Mahkemece, her ne kadar, davacının gelir durumunda önceki nafaka takdirine göre bir değişiklik olmadığı belirtilerek, nafakanın indirilmesi talebi de red edilmiş ise de; davacının kanser hastası olduğu, bu nedenle malulen emekli olduğu anlaşılmaktadır. Kanser hastası olan bir kişinin yeniden çalışma şartlarını kaybettiği, bu nedenle, aldığı emekli maaşıyla geçinmek zorunda bulunduğu da bir gerçektir. Davacının (nafaka yükümlüsünün) aldığı maaşla küçük için hükmedilen nafakayı ödemesi ve kendi geçimini sağlaması mümkün gözükmediğine göre, açıklanan ilkeler doğrultusunda, nafakanın bir miktar indirilmesi hakkaniyet icabıdır. Mahkemece, açıklanan hususlarda yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine dair hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

YARGITAY: İŞTİRAK NAFAKASINDAKİ ARTIŞIN HAKKANİYETE UYGUNLUĞU

  • T.C YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2013 / 12153 Karar: 2013 / 14690 Karar Tarihi: 23.10.2013
  • YOKSULLUK NAFAKASININ KALDIRILMASI DAVASI – İŞTİRAK NAFAKASININ ARTIRILMASI İSTEMİ – NAFAKA YÜKÜMLÜSÜNÜN GELİRİ GÖZETİLEREK ARTIRILAN İŞTİRAK NAFAKASI MİKTARININ AZ OLDUĞUNUN GÖRÜLMESİ – FAİZ HAKKINDA HÜKÜM KURULMAMIŞ OLMASININ İSABETSİZLİĞİ
  • ÖZET: Somut davada, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE artış oranı ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında; artırılan iştirak nafakası miktarı az olup, 4721 Sayılı Kanunun ilgili maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. Ayrıca davacının dava tarihinden itibaren faiz talebi bulunmasına rağmen, mahkemece faiz hakkında hüküm kurulmamış olması da hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

YARGITAY: TEDBİR NAFAKASININ HANGİ SÜRE İÇİNDE DEVAM EDECEĞİ

  • T.C YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas: 2013 / 8897 Karar: 2013 / 22360 Karar Tarihi: 30.09.2013
  • BOŞANMA DAVASI – KADININ SÜREKLİ VE DÜZENLİ BİR İŞİNİN BULUNMADIĞI – KİŞİNİN BOŞANMAKLA YOKSULLUĞA DÜŞECEĞİNİN NAZARA ALINMASI – KADININ YOKSULLUK NAFAKASI TALEBİNİN REDDİNİN HATALI OLMASI – KARARIN BOZULMASI GEREĞİ.
  • ÖZET: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Davalı kadının sürekli ve düzenli bir işinin bulunmadığı, iş bulduğunda düşük ücretlerle çalıştığı, bu ücretlerin davalı-davacı kadını yoksulluktan kurtaramayacağı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği ve Türk Medeni Kanununun ilgili madde şartlarının oluştuğu halde kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi doğru olmamıştır.