Kapora Dolandırıcılığı Suç Duyurusu – Şikayet Nasıl Yapılır?

Kapora Dolandırıcılığı Suç Duyurusu - Şikayet Nasıl Yapılır?

Kapora Dolandırıcılığı Suç Duyurusu – Şikayet Nasıl Yapılır? Kaparo Dolandırıcılığı Nedir? Kaparo dolandırıcılığı, genellikle internet sitesi üzerinden vatandaşların alışverişleri sırasında önden dolandırıcılar tarafından büyük miktarda kaparo istedikleri zaman vatandaşlar kaparo ödeyip ürünlerini alamadıklarında meydana gelen suçtur.

Kaparo suçunun cezası yasalarda oldukça ağırdır. Çünkü müşterilerin haklarını zedeleyici eylemlerde bulunanlar, hapis ve para cezasına ağır bir şekilde çarptırılır. Vatandaşların tüketici haklarını koruyabilmeleri için kaparo dolandırıcılarına maruz kaldıklarını ispatlayan belgelerle beraber tüketici mahkemelerine giderek dava açmaları gerekir. Tüketiciler, dava işlemlerinin daha güvenli ve doğru bir şekilde yapmak için işinde uzman avukatlardan destek alabilir.

Kapora Dolandırıcılığı Suç Duyurusu Nasıl Yapılır? Hangi Savcılığa Başvurmalıyım?

Kapora dolandırıcılığı mağduruysanız, suç duyurusunda bulunmak için ilk adım olarak dolandırıldığınız işlemin gerçekleştiği yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurmanız gerekir. Bu, genellikle paranın transfer edildiği veya dolandırıcılık vaadinin yapıldığı yer olarak kabul edilir. Suç duyurusu sürecinizi güçlendirmek için elinizdeki tüm delilleri (banka dekontu, mesaj yazışmaları, e-postalar, ilan ekran görüntüleri) eksiksiz olarak hazırlayın. Savcılığa şikayetinizi bir “Dilekçe” ile sunmalısınız. Bu dilekçede, olayın tarihi, saati, nasıl gerçekleştiği, karşı tarafın iletişim bilgileri (varsa TC Kimlik No, telefon, e-posta) ve talep ettiğiniz yasal işlemler açıkça belirtilmelidir. Savcılık, yaptığınız başvuruyu değerlendirerek suç unsuru görürse, iddianame düzenleyerek soruşturma başlatacak ve fail hakkında kamu davası açılmasını sağlayacaktır. Bu süreçte, mağdur olarak size düşen en önemli görev, delilleri titizlikle toplamak ve yasal süreci başlatmaktır.

Kapora Dolandırıcılığında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır? 2026 İçin Süre Ne Zaman Başlıyor?

Türk Ceza Kanunu’na (TCK) göre, dolandırıcılık suçu 8 yıllık bir zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kapora dolandırıcılığında, suçun işlendiği an genellikle sizin kapora ödemesini yaptığınız ve karşı tarafın söz verdiği mal/hizmeti teslim etmeyerek taahhüdünü yerine getirmediği tarihtir. 2026 yılı için zamanaşımı süresini hesaplamak isterseniz, önemli olan suçun 2026’da mı işlendiği yoksa zamanaşımı süresinin 2026’da mı dolacağıdır. Örneğin, 15 Ekim 2024’te işlenen bir kapora dolandırıcılığı suçu için zamanaşımı süresi 15 Ekim 2032 tarihine kadar devam eder. Dolayısıyla, 2026 yılı içinde işlenecek bir suçun zamanaşımı 2034 yılında dolacaktır. Zamanaşımının kesilmesi veya durması gibi istisnai haller olabileceğinden, her durum için bir avukata danışarak kesin süreyi öğrenmeniz en doğrusu olacaktır.

Kapora Alındı Ama Mal/Hizmet Teslim Edilmedi — Bu Durumda Hangi Ceza Söz Konusu?

Karşı taraf kapora aldığı halde mal veya hizmeti teslim etmemişse ve bu bir hileden (aldatmacadan) kaynaklanıyorsa, bu durum Türk Ceza Kanunu madde 157 uyarınca “dolandırıcılık suçu” kapsamına girer. Basit dolandırıcılık suçunun cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adlî para cezasıdır. Ancak, suçun bazı nitelikli hallerinde bu ceza ağırlaşabilir. Örneğin, suçun bir tüzel kişinin faaliyeti kapsamında işlenmesi, kamu kurum veya kuruluşlarının zarara uğratılması, dini duyguların istismar edilmesi veya kişinin kendisini kamu görevlisi gibi göstermesi gibi hallerde ceza daha yüksek oranda artırılır. Ayrıca, mağdur olarak sadece cezai yaptırım değil, aynı zamanda hukuk mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat davası açma hakkınız da bulunmaktadır. Bu davalarla, ödediğiniz kapora bedelini ve uğradığınız diğer zararları (örneğin, faiz, avukatlık masrafları) geri alabilirsiniz.

Kapora Dolandırıcılığı Mağduru Ne Gibi Delilleri Toplamalı? Banka Dekontu, İlan Ekran Görüntüsü, Mesaj Kayıtları…

Kapora dolandırıcılığı davasında deliller, hukuki sürecin temel taşıdır. Ne kadar güçlü ve somut delil toplarsanız, davayı kazanma ve hakkınızı alma ihtimaliniz o kadar yüksek olur. Toplamanız gereken başlıca deliller şunlardır: Banka veya EFT Dekontu: Paranın hangi hesaba, ne zaman ve ne kadar aktarıldığını gösteren resmi belge. Elektronik İletişim Kayıtları: WhatsApp, SMS veya diğer mesajlaşma uygulamalarındaki tüm yazışmaların ekran görüntüleri. E-posta Yazışmaları: Yapılan sözleşmeler, vaatler ve teklifler içeren e-postalar. İlan Ekran Görüntüleri: Dolandırıcılığa konu olan internet ilanının tüm detaylarını (fiyat, özellikler, iletişim bilgileri) gösteren fotoğraflar. Tanık İfadeleri: Olaya şahit olan veya süreç hakkında bilgi sahibi olan kişilerin beyanları. Ses Kayıtları: (Taraflardan birinin rızası olması kaydıyla) yapılan görüşmelerin kayıtları. Bu delilleri toplarken, kronolojik bir sıra izlemek ve her birini güvenli bir şekilde saklamak, savcılık ve mahkeme nezdinde iddianızın inandırıcılığını büyük ölçüde artıracaktır.

İnternet İlanı Üzerinden Kapora Verdim — Elektronik Ortamda Kapora Dolandırıcılığına Karşı Ne Yapmalıyım?

İnternet ilanı üzerinden yaşanan kapora dolandırıcılığı, günümüzde en sık karşılaşılan siber suç türlerinden biridir. Bu durumda yapmanız gereken ilk iş, sakin kalarak delilleri hızlıca toplamak ve kayıt altına almaktır. İnternet sitesinin veya uygulamanın (Sahibinden.com, Instagram, Facebook vb.) “Şikayet” veya “İhbar” mekanizmalarını kullanarak ilanı ve hesabı şikayet edin. Ardından, yukarıda belirtildiği gibi tüm delillerinizle birlikte Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunun. Ayrıca, siber suçlarla mücadele birimlerine de başvurabilirsiniz. Elektronik ortamdaki dolandırıcılık, genellikle “nitelikli dolandırıcılık” olarak değerlendirilebileceğinden, failin cezası daha ağır olabilir. Önleyici tedbir olarak, internette alışveriş yaparken satıcının geçmiş yorumlarını ve puanını mutlaka kontrol edin, resmi satıcıları tercih edin ve kapora ödemelerinizi mümkünse “güvenli alışveriş” sistemleri (escrow) üzerinden veya sözleşme karşılığında yapın.

Kapora Sözleşmesi Vardı Ama Karşı Taraf Sözleşmeye Uymadı — Bu Yasal Olarak Dolandırıcılık mıdır?

Bir kapora sözleşmesinin olması, durumu hem borçlar hukuku hem de ceza hukuku açısından değerlendirme imkanı verir. Karşı tarafın sözleşmeye uymaması, otomatik olarak “dolandırıcılık suçu” anlamına gelmeyebilir. Burada kritik ayrım, “hileli davranış” (taahhütleri yerine getirmeme niyetinin baştan itibaren olup olmadığı) dır. Eğer satıcı, sözleşmeyi imzaladığı andan itibaren hiçbir zaman taahhüdünü yerine getirmeyi planlamamışsa ve sadece kapora almak amacıyla hareket etmişse, bu durum açıkça dolandırıcılık suçunu oluşturur. Ancak, satıcı daha sonra iflas etti, malda beklenmedik bir hasar oluştu gibi geçerli bir nedenden dolayı sözleşmeyi yerine getiremediyse, bu bir borç ihlali (sözleşmeye aykırılık) olur ve ceza davası değil, tazminat davası açılmasını gerektirir. Bu nedenle, sözleşmeye uyulmamasının ardında hile olup olmadığını ispat etmek için yazışma kayıtları gibi deliller çok önemlidir.

Arkadaşım/Resmî Satıcısı Olmayan Biri Kapora Aldı ve Gitti — Tazminat Davası Açabilir miyim?

Evet, kesinlikle açabilirsiniz. Fail ister arkadaşınız, ister tanımadığınız biri olsun, hukuk sistemimiz mağdurlara haklarını arama konusunda geniş imkanlar tanır. Öncelikle, ceza hukuku yoluna ek olarak, Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu’na dayanarak hukuk mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat davası açma hakkınız bulunmaktadır. Maddi tazminat ile ödediğiniz kapora tutarını, bu süreçte oluşan ek masraflarınızı (avukat, ulaşım vb.) ve olası değer kayıplarını talep edebilirsiniz. Manevi tazminat ise, yaşadığınız güven kaybı, stres, üzüntü gibi manevi zararların karşılığıdır. Özellikle failin arkadaşınız olması, güven duygusunun istismar edildiğini gösterdiği için manevi tazminat miktarının belirlenmesinde hakim lehinize etkili olabilir. Bu davayı açmak için, delillerinizle birlikte bir avukat aracılığıyla yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurmanız gerekir.

Kapora Dolandırıcılığı Suçu Basit Mi, Nitelikli Mi? Hangi Hallerde Ağırlaştırılmış Ceza Uygulanır?

Kapora dolandırıcılığı, genellikle TCK 157’de düzenlenen basit dolandırıcılık suçu olarak başlar. Ancak kanun, suçun işlendiği duruma göre “nitelikli dolandırıcılık” hallerini saymış ve bunlara daha ağır cezalar öngörmüştür. Ağırlaştırılmış ceza uygulanan başlıca haller şunlardır: 1. Kamu Kurumuna Zarar Verme: Dolandırıcılığın kamu kurum veya kuruluşlarına karşı işlenmesi. 2. Dini Duyguların İstismarı: Kişinin dini inanç ve duygularının kötüye kullanılması. 3. Kişinin Kendini Kamu Görevlisi Gibi Göstermesi. 4. Tüzel Kişi Faaliyeti Kapsamında İşlenmesi: Bir şirketin veya kooperatifin faaliyeti çerçevesinde sistemli olarak işlenmesi. 5. Elektronik Ortamın Kullanılması: İnternet, telefon gibi iletişim araçlarıyla geniş kitlelere yönelik olarak işlenmesi. Bu nitelikli hallerden birinin varlığı durumunda, failin alacağı hapis cezası önemli ölçüde artar ve aynı zamanda adli para cezası da uygulanır.

Kapora Dolandırıcılığı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangi Mahkemedir?

Kapora dolandırıcıcılığı suçuyla ilgili olarak iki tür dava açılabilir: Ceza Davası ve Tazminat (Hukuk) Davası. Bu davalar için görevli ve yetkili mahkemeler farklıdır. Ceza Davası İçin: Görevli mahkeme, Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise genel kural olarak sucun işlendiği yer mahkemesidir. Bu, sizin kapora ödemesini yaptığınız veya dolandırıcılık teklifinin size ulaştığı yer olarak yorumlanır. Tazminat Davası İçin: Görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise genellikle davalının (failin) ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi veya mağdurun (sizin) ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Hangi mahkemeye başvurmanız gerektiği konusunda tereddüt yaşıyorsanız, suç duyurusu yaptığınız savcılık sizi ceza davası konusunda, bir avukat ise tazminat davası konusunda doğru yönlendirecektir.

Kapora Dolandırıcılığı Suçunda Uzlaşma Olur mu? Fail Zararımı Karşılarsa Ceza İndirimi Alabilir mi?

Evet, dolandırıcılık suçu uzlaşmaya tabi suçlar kapsamındadır, ancak bu her zaman mümkün değildir. Uzlaşmanın gerçekleşebilmesi için, soruşturma aşamasında savcılığın veya kovuşturma aşamasında mahkemenin taraflara uzlaşma teklif etmesi ve tarafların da bu sürece gönüllü olarak katılması gerekir. Uzlaşma sürecinde fail, mağdurun (sizin) tüm zararlarını (ana para + olası faiz ve masraflar) ödemeyi kabul eder. Uzlaşma sağlandığı takdirde, fail hakkındaki ceza davası düşer ve fail bir ceza almaktan kurtulur. Eğer uzlaşma sağlanamazsa ancak fail duruşma aşamasına kadar zararınızı gönüllü olarak öderse, bu durum “etkin pişmanlık” kapsamında değerlendirilmez (çünkü etkin pişmanlık dolandırıcılık suçunda yoktur) ancak bir “hafifletici sebep” olarak kabul edilir. Hakim, takdir yetkisini kullanarak failin cezasında indirim yapabilir. Bu nedenle, mağdur olarak zararınızın karşılanması, failin cezasını tamamen ortadan kaldırmasa da azaltabilir.

Kapora verdim dolandırıldım ne yapmalıyım?

Kapora verip dolandırıldığınızda ilk yapılması gereken, olayı savcılığa suç duyurusunda bulunarak adli makamlara bildirmektir. Çünkü bu durum dolandırıcılık suçu kapsamına girer. Ayrıca kaporanın iadesi için hukuki yollara başvurarak dava açabilirsiniz. Elinizde mutlaka kaporanın verildiğini gösteren dekont, yazışma, sözleşme veya tanık gibi deliller olmalıdır. Bu belgelerle birlikte hem paranızın iadesini talep edebilir hem de dolandırıcının cezalandırılmasını sağlayabilirsiniz.

Alıcı vazgeçerse kapora ne olur? Kapora Dolandırıcılığı

Türk Borçlar Kanunu’na göre kapora, sözleşmenin yapılacağına dair verilen güvence niteliğindedir. Eğer alıcı kendi isteğiyle sözleşmeden vazgeçerse, verdiği kaporayı geri isteyemez. Kapora bu durumda satıcıda kalır. Ancak satıcı sözleşmeden cayarsa, aldığı kaporayı iki katı olarak iade etmek zorundadır. Yani kapora, tarafların cayma hakkını güvence altına alan hukuki bir teminattır.

Kapora atılan para geri alınır mı?

Kapora, kural olarak geri alınamaz. Ancak şu durumlarda geri istenebilir:

Satıcının sözleşmeden dönmesi halinde, kapora iki katı olarak geri ödenir.

Sözleşmenin hiç yapılmaması veya tarafların ortak iradesiyle feshedilmesi halinde, kapora iade edilir.

Alıcı dolandırılmışsa, dava açarak kaporanın iadesi sağlanabilir.

Dolayısıyla kaporanın geri alınıp alınamayacağı, tarafların hangi şartlarda sözleşmeden döndüğüne bağlıdır.

Hangi Durumlarda Kapora Dolandırıcılık Suç Sayılır?

Kaparo dolandırıcılığı oldukça yaygın bir suçtur. Bir suçun dolandırıcılık olması için insanların hem maddi hem de manevi anlamda zarar görmesine neden olunması gerekir. Kaparo dolandırıcılarının insanları dolandırmasında en çok uyguladığı taktik özellikle internet üzerinden araba satıyormuş gibi yapıp başkalarının arabalarının resimlerini izinsiz bir şekilde kullanıp internet sitesinde yayınladıktan sonra vatandaşların beğenisini alıp onlardan belli bir miktar para isteyerek daha sonra vatandaşların bir daha kendilerine ulaşamamaları için kaçıp saklanmasıdır.

Bu tarz dolandırıcılıklara maruz kalan kişilerin internet üzerinden hiçbir şekilde kaparo yolu ile alışveriş yapmamaları gerekir. Böyle bir durumla denk gelen mağdur vatandaşlar, tüketici mahkemelerine giderek başlarına gelen olayı detaylı bir şekilde anlatıp gerekli kanıtları gösterdikten sonra dolandırıcının yakalanması için gereken işlemleri başlatmalıdır. Kaparo dolandırıcıları yakalandıktan sonra en ağır cezalara mahkemenin kararı sonucunda çarptırılır.

Dolandırıcılık Suçunda Hangi Cezalar Verilir?

Kaparo dolandırıcılarına denk gelmiş vatandaşların, bu durumu fark ettikten hemen sonra tüketici mahkemelerine giderek uğradıkları maddi zararın karşılığını almaları ve dolandırıcıların en kısa zamanda hapis cezasına çarptırılmaları için başvuru formunu doğru ve eksiksiz bir şekilde doldurup dava açmaları gerekir. Vatandaşlar, açtığı dava dosyasında muhakkak dolandırıldıklarına dair kanıtların olması gerekir.

Mahkeme tarafından incelenen bu deliller yeterli bulunduğu zaman kaparo dolandırıcılarının en az 3 yıl ile 8 yıl arasında hapis cezası almalarına karar verilir. Bu karar dışında mahkeme mağdur olan vatandaşları maddi zararlarının giderilmesi için de dolandırıcılardan tazminat vermesi için bir karar verir. Böylece suçlu olan dolandırıcı, hem para hem de hapis cezasına çarptırılarak mağdur olanların tüketici hakları korunma altına alınır.

Cezada İndirim Durumu Söz Konusu Mu?

Kaparo dolandırıcılarının aldığı hapis cezalarının daha kısa bir zamana indirilmesi mümkündür. Bunun için dolandırıcıların vatandaşları zor duruma düşürdükleri ve onları mağdur ettikleri için üzüntüsünü belirtip özür dilemesi sonucunda ve mağdur olan tarafın ne kadar maddi zarara uğradıysa onu ödemeyi kabul ettiği zaman dolandırıcıların aldıkları ceza belli oranlarda düşürülebilir.

Fakat, dolandırıcı yaptığı eyleminden hiçbir şekilde üzüntü duymadığı takdirde aldığı ceza düşürülemez. Bunun sonucunda dolandırıcı,  mağdur ettiği vatandaşa hem para cezasını ödemek hem de uzun yıllar cezaevinde yatmak zorunda kalır.

YARGITAY KARAR: Kapora Dolandırıcılığı Suç Duyurusu – Şikayet Nasıl Yapılır?

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Kapora Dolandırıcılığı Nedir? Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.

Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkânını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.

Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır. Kapora Dolandırıcılığı Nedir?

Sanığın yaptığı savunmada; kimliğinin ağabeyinin damadı olan Taner adlı şahıs tarafından taklit edilerek kendisiymiş gibi adına açtığı banka hesabı üzerinden başka şahısların dolandırdığını belirtmesi, Taner hakkında Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanık Aydın ‘a karşı resmi belgede sahtecilik suçundan 15.04.2009 tarih ve 2008/1453 esas ve 2009/431 karar numaralı ilamla mahkûmiyet kararı verilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya meydan bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; Taner isimli şahsın tanık olarak beyanına başvurulması, suça konu kapora parasının gönderildiği hesabın sanık tarafından mı yoksa Taner tarafından mı açıldığının tespiti bakımından her ikisinden de yeteri kadar alınacak imza örnekleri ile hesap sözleşmesindeki imzanın karşılaştırılması ve kime ait olduğunun açıklanması için alanında uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gözetilmeden eksik ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir. Kapora Dolandırıcılığı Nedir?

(402) Kez Görüntülendi

0 SORULAR

  1. EMİRHAN KIZILCA dedi ki:

    Kapora Dolandırıcılığı Bu davada ben nasıl bir yol izlemeliyim lütfen yardımcı olurmusunuz ?

  2. MERT GÜNYOL dedi ki:

    Kapora Dolandırıcılığı Bu dava için gerekli belgeler nelerdir..

  3. YASİN ERTEKİN dedi ki:

    Kapora Dolandırıcılığı Davanın açılabilmesi için avukata vekalet versek daha hızlı sonuçlanır mı?

  4. MAŞALLAH BOYLU dedi ki:

    Kapora Dolandırıcılığı Bu davaların konusunda, zarar görmem nedeniyle maddi ve manevi tazminat Nasıl isterim..

AVUKATA SORU SOR

 

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




    [recaptcha]

    BİZE ULAŞIN

    İletişim Bilgileri