Estetik Ameliyat Ayıplı Eser Tazminat Davası

Estetik Ameliyat Ayıplı Eser Tazminat Davası

Estetik Ameliyat Ayıplı Eser Tazminat Davası Nasıl Açılır? Estetik ameliyat sonrasında ayıplı eser tazminat davası, estetik cerrahı ile hasta arasında kurulan sağlık ilişkisinde yaşanan uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulduğu bir dava türüdür.

Tedavi amaçlı tıbbi müdahalelerin aksine estetik niteliği taşıyan ameliyatlarda, doktorun veya estetik cerrahının yükümlülüğü çok daha fazladır. Çünkü estetik ameliyatlarında hasta ile hekim arasında kurulan sağlık ilişkisi, eser sözleşmesi kapsamına alındığı için, bu konuda başvurulması gereken hukuki süreç Türk Borçlar Kanunu hükümleri açısından değerlendirmeye alınmaktadır. Estetik ameliyat ayıplı eser tazminat davası da bu kanunda yer alan düzenlemelere göre görülen davalardan biridir.

Estetik Ameliyatları Tüketici Hukuku Eser Sözleşmesi Kamsamındadır

Estetik ameliyatları da kapsamına alan “Eser Sözleşmesi“, Türk Borçlar Kanunu’nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre eser sözleşmesinin hükümleri kapsamında estetik cerrahı, hastaya estetik açıdan bir teminat vererek ortaya bir eser koyacağına dair görev üstlenmektedir. Buna karşılık hasta veya estetik müdahale talep eden kişi de bu operasyonun karşılığında bir bedel ödeme yükümlülüğüne sahiptir.

Estetik Ameliyat Ayıplı Eser Tazminat Davası

Estetik Ameliyat Ayıplı Eser Tazminat Davası

Estetik Ameliyatta Eser Sözleşmesi Kavramı

Borçlar Kanunu’nun 471. maddesinde yer alan hükümler gereğince bir estetik cerrahı, hastasına estetik amaçlı tıbbi müdahale yaparken, hastanın menfaatlerini göz önünde bulundurarak işini sadakat ve özenle yerine getirmek mecburiyetindedir. Çünkü estetik hekimi dava öncesinde hastasına vaat ettiği eseri, bizzat kendisi ve çağdaş tıbbi standartlara sahip yöntemleri kullanarak kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak estetik müdahalenin yapılması hususunda hekimin bizzat kişisel özellikleri önem taşımıyorsa işi başkasına yaptırabilme hakkına sahiptir.

Estetik ameliyat sonrasında estetik müdahale talep eden hastanın, istediği sonuçlara ulaşılmaması durumunda estetik cerrahından maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı doğmaktadır. Yargıtay içtihatlarıyla da hukuk sistemimizde yer eden bu konuda Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ile estetik cerrahının tıbbi müdahalesinin sözleşme niteliğine uymadığı durumlarda doktor aleyhine birtakım hukuki sonuçlar doğurabilmektedir.

Estetik Ameliyatı Sonrası Ayıplı Eser Tazminatı Hangi Mahkemeye Açılır?

Estetik ameliyat sonrasında, hasta ile estetik cerrahı arasındaki eser sözleşmesine aykırılık söz konusu olduğunda mağduriyet yaşayan kişi hem maddi hem de psikolojisinin bozulduğunu öne sürerek manevi tazminat talebinde bulunabilme hakkına sahiptir. Estetik ameliyatın akabinde söz konusu zararların giderilmesi için tazminat davaları Tüketici Mahkemesine açılmalıdır.

Estetik cerrah; işinin gereklilikleri sebebiyle diğer doktorlara göre çok daha fazla dikkat ve özen gösterme yükümlülüğüne sahiptir. Dolayısıyla estetik cerrahların sorumlulukları tedavi amaçlı sağlık hizmeti veren doktorlara nazaran daha fazladır. Bu nedenle yapılan operasyon sonucunda estetik açıdan güzel bir görünüm elde edilmesi vaat edilen bu müdahalelerde estetik cerrahının sözleşmeye aykırılık yapması durumunda bazı hukuki yaptırımlarla karşılaşması kaçınılmaz olmaktadır.

Tüketici Mahkemesi’ne açılması gereken maddi ve manevi tazminat davalarının dilekçelerinde hukuki usul ve şartların gözetilmesi için hukuk büromuzdan uzman avukat desteği alabilirsiniz.

Estetik Ameliyat Ayıplı Eser Tazminat Davası Emsal Karar

Ameliyat Sonrası Ayıplı Eser Tazminat Davası Özellikle estetik ameliyatların sonuçlarının yaptıran kişi tarafından istenilen sonuçlara ulaşamaması veya olumsuz sağlık sorunlarıyla beraber, kötü estetik sonuçlar ortaya çıkması konusunda sıklıkla başvurulan bir dava türü olan ameliyat sonrası ‘ayıplı eser’ tazminat davalarını etkileyecek son derece önemli bir gelişme yaşandı.

Bu konuyla ilgili olarak yerel mahkemeye başvuran bir davacının davası yerel mahkeme tarafından reddedildi. Bunu takiben temyiz yoluna giden davacının davasını inceleyen Yargıtay, davalı tarafın kusurlu olduğunu ve yanı sıra davacının davasında haklı olduğuna hükmederek, davacı tarafın tazminat kazanmaya hakkı olduğuna karar verdi. Hukuksal süreci oldukça karmaşık olan bu tür davalarda, doğru yöntemlerin izlenmesi ve davacı tarafın karşılaştığı sonuca bağlı içerisinde bulunduğu durumu doğru bir şekilde mahkemeye kanıtlaması halinde, istenilen sonuçlara ulaşılabilir.

Estetik Ameliyat Sonrası Karara Neden Olan Olayın Gelişimi

Emsal karara konu olan dava da davacı taraf, çeşitli olumsuz sağlık sonuçlarına neden olduğu için estetik bir çözüm arayışıyla özel bir hastaneye başvurmuştur. Uygulanan ameliyat ve tedavi sonucunda, estetik olarak çok kötü bir sonucun ortaya çıkması nedeniyle, davacı taraf yerel mahkemeye başvurarak maddi ve manevi tazminat davası açmıştır.

Açılan dava yerel mahkeme tarafından bilirkişi raporu ve yanı sıra incelenen tüm dosyalar kapsamında, tıp kurallarına uygun bir şekilde gerçekleştiği ve doktor hatası bulunmadığı yönünde olmuştur. Bu sonuca karşılık yasal süresi içerisinde yapılan temyiz incelenerek dava kabul edilmiş ve Yargıtay tarafından incelemeye alınmış.

Estetik Tazminat Dava dosya sonucunda çıkan yeni karar şu şekilde olmuştur;

Taraflardan yüklenici olarak kabul edilen doktoru ve ortaya koyduğu sonucu ise eser olarak tanımlayan Yargıtay, ortaya çıkarılan eserin ‘ayıplı’ olduğuna hükmetmiştir. “ Eser “ yüklenici kişi tarafından sanat, emek ve becerisini gerektiren sonuçtur.

Yüklenicinin bu eseri, iş sahibinin yararına ve ona hiçbir zarar gelmeyecek şekilde yerine getirmesi esas olmakla birlikte, bu konuda yüklenici iş sahibine sadakat ve özen borçludur. Ortaya çıkarılan eserin iş sahibinin beklentilerine karşılık oluşturmaması durumu, sözleşmedeki yarar dengesini iş sahibi lehine bozmuş olur.

Buna paralel olarak ortaya çıkarılan eserin sanat ve fen kuralarına uygunluğu ile birlikte, iş sahibinin yararına ve beklentilerine uygun olup olmadığına bakılır. Eserin bu kurallara uygun olmadığı saptandığında eserin “ ayıplı “ olduğu sonucuna varılır ve “ ayıplı eseri “ hazırlayan yüklenicinin, oluşan ayıp ve eksiklikler nedeniyle “ ayıba karşı tekeffül borcu “ sorumluluğu oluşur.

Bu aşamada ameliyat öncesinde doktor ve hasta arasında yapılan görüşmede, oluşabilecek sonuçlar, riskler ve komplikasyonlarla ilgili hasta bilgilendirmesini Borçlar Kanunu 357. ( Türk Borçlar Kanunu 472) maddesine göre yapması zorunludur. Davacı ile davalı taraf arasında ameliyat öncesi yapılan sözleşmede, olası riskler ve komplikasyonlarla ilgili bir madde bulunuyor olsa da, bu tıbbi işlemin olası riskleri ve komplikasyonları konusunda açıklama bulunmamaktadır.

Açıklayıcı bir şekilde sözleşme de yer alması ve buna karşılık rıza alınması gereklidir. Bu nedenle davalı tarafın işlem sırasında tıbbi bir kusuru bulunmasa bile, oluşabilecek sonuçlar konusunda davacı tarafı uyarmamış olması nedeniyle sorumluluğu bulunmaktadır.

3 SORULAR

  1. SELCEN CIDIK dedi ki:

    Estetik Ameliyat Ayıplı Eser Tazminat Davası Davayı ben hangi mahkemede açabilirim.. Davanın yetkili mahkemesi neresidir.. Saygılarımla.

  2. MEVLÜT YEĞEN dedi ki:

    Estetik Ameliyat Ayıplı Eser Tazminat Davası Bu davada ben nasıl bir yol izlemeliyim lütfen yardımcı olurmusunuz ?

  3. MELİH GÖRGÜL dedi ki:

    Estetik Ameliyat Ayıplı Eser Tazminat Davası Şahitlerim mevcuttur ne yapmalıyım yardımcı olursanız sevinirim şimdiden teşekkür ederim ..

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




[recaptcha]

BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri