Çeke Dayalı İcra Takibi Zamanaşımı

Çeke Dayalı İcra Takibi Zaman Aşımı Nedir? Çeke dayalı icra takibi sonucunda alacaklının karşı taraftan ödemediğini geri alması için haciz yoluna başvurur. Alacaklının haciz yolu ile karşı taraftan ödemediği borcu alabilmesi için alacaklının yapılan çekin süresine dikkat etmesi gerekir. Eğer çekte belli zaman geçmişse, alacaklı karşı tarafa hiçbir şekilde yasal işlem uygulatamaz ve alacağı parayı haciz yolu ile alamaz. Bunun için alacaklının haciz yolu ile borçludan parasını geri alabilmesi için çekin süresini geçirmemesi gerekir.

Zaman Aşımına Uğrama Durumunda Neler Yapılabilir?

Alacaklının karşı tarafla yaptığı çekten sonra borçlunun bu çek ile aldığı parayı ödememesi durumunda alacaklının mahkemelere başvurarak icra işlemlerini başlatmak için dava açabilme hakkı vardır. Fakat alacaklının icra davası açabilmesi için ilk önce çekin süresinin geçmemesi gerekir. Çekin süresi geçtiği durumlarda çoğu kez borçluya hiçbir şekilde cezai işlemler uygulanamaz ve borçluya icra davası açılamaz. Alacaklının verdiği borcu geri alabilmesi için ilk önce çekin süresini takip etmesi gerekir. Daha sonra çekin süresi daha geçmemişse bir an önce icra mahkemelerine çek ile birlikte giderek karşı tarafa dava açmak için başvuru formunu eksiksiz ve doğru bir şekilde doldurması gerekir. Mahkeme tarafından borçlu için talep edilen icra işlemleri yeterli kanıtlar ve geçerli sebepler incelendikten sonra kabul edilir. Mahkemeden sonra haciz memurları borçlunun evine gelerek el koyulması gereken mal varlıklarına el koyarak alacaklının alması gereken para temin edilir.

İcra Emri Ne İfade Eder?

Alacaklı ile borçlu arasında imzalanan çekten sonra belli zamandan sonra borçlunun aldığı parayı alacaklıya geri ödememesi durumunda alacaklı taraf icra mahkemelerine başvuruda bulunarak yasal yollarla icra işleminin borçluya uygulanması için talepte bulunabilir. Borçluya icra işleminin uygulanması için borçlunun hiçbir şekilde alacaklıya borcunu ödememiş olması gerekir. Borcunu ödemeyen taraf için alacaklı icra mahkemelerine çek ve yeterli sebeplerle beraber giderek başvuru formunu doldurup icra davası açabilir. Mahkeme tarafından incelenen başvuru formunda yeterli sebepler görüldüğü zaman mahkeme alacaklı lehine davayı sonuçlandırır. Böylece davadan sonra alacaklı yasal olarak elde ettiği haciz işlemini haciz memurları ile beraber borçlunun evine gidip gerçekleştirir. Borç verdiği kadar karşı tarafın evinden mal varlıklarına el koydurur. Böylece verdiği borcu haciz yolu ile geri alır.

Haciz İşlemleri

İcra mahkemeleri tarafından borçlu kişiye borcunu ödemesi için icra emri geldiğinde borçlu hala alacaklıya verilen sürede borcunu ödememişse artık haciz memuru borçlunun evine gelerek haciz raporunda yazılan eşyalara el koyar. Bu eşyalara el koyarak alacaklının verdiği borç miktarına denk gelecek şekilde eşyalardan borcun tutarını temin eder. Böylece alacaklı taraf haciz yolu ile borçludan verdiği borcu geri alır. Bunun dışında borçlunun haciz işlemine geçerli sebepler doğrultusunda itiraz etme hakkı vardır. Eğer, zamanında itiraz işlemleri gerçekleşmemişse, borçlunun tüm mal varlıklarına haciz memuru tarafından el koyulur.

Çeke Dayalı İcra Takibi Zamanaşımı

YARGITAY KARARI: ÇEKE DAYALI İCRA TAKİBİ ZAMANAŞIMI

T.C. YARGITAY 12.Ceza Dairesi Esas Kararı

TAKİBİN İPTALİ İSTEMİ – TAKİBE KONU ÇEKİN ON GÜNLÜK İBRAZ SÜRESİNE TABİ OLDUĞU – ÇEKE ÜÇ YILLIK ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN UYGULANMASI GEREKTİĞİ – ZAMANAŞIMI İTİRAZININ REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET:  Somut olayda takibe konu 15.08.2013 keşide tarihli çekte, keşide yeriyle muhatap bankanın bulunduğu yer S… olup, çek, 10 günlük ibraz süresine tabidir. Bu durumda ibraz süresinin bitim tarihi 6273 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra olduğundan, anılan çeke (3) yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. İbraz süresinin bitim tarihi olan 25.08.2012 tarihiyle takip tarihi (22.07.2014) arasında ise 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

6762 Sayılı TTK.’nun 726 ncı maddesinde çek için düzenlenen zamanaşımı süresi 6 ay iken, 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 Sayılı Kanun’un 7 nci maddesiyle bu süre üç yıla çıkarılmıştır. Yine, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK.’nun 6273 Sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle değişik 814 üncü maddesine göre de çeklerde zamanaşımı süresi üç yıldır.

İlke olarak, herhangi bir kanun veya düzenleyici kural, hukuksal sonuçlarını yürürlüğe girdiği tarihten sonrası için doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da, yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilememeleri, yani geçmişe etkili olmamalarıdır. Yasaları uygulama durumunda bulunanlar, başta mahkemeler olmak üzere, onları geriye yürür sonuçlar doğuracak şekilde yorumlamamakla yükümlüdürler. Hukuk güvenliği bunu gerektirir. Kanun koyucu bu kaidenin aksine düzenleme yapabilir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun; 09.03.1988 tarih ve 1987/2-860 E., 1988/232 K.; 13.10.2004 gün ve 2004/10-528 E., 2004/533 K.; 06.04.2005 tarih ve 2005/10-183 E., 2005/241 K. sayılı kararları da aynı yöndedir.

6763 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Mer’iyet Ve Tatbik Şekli Hakkında Kanun’un 2 nci maddesinde; Türk Ticaret Kanunu’nun mer’iyetinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı sürelerinin eski kanun hükmüne tâbi olacakları öngörülmüştür. Yine, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6103 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 6/1 inci maddesinde de; “Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri ile hak düşürücü süreler eski hukuka tâbidir” düzenlemesi yer almaktadır. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde Türk Ticaret Kanunu’nda zamanaşımı sürelerinin başladığı tarihe göre belirlenmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır.

Bütün bu yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında çekler yönünden zamanaşımı süresinin başladığı tarihte hangi yasa yürürlükte ise o yasada öngörülen zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği kabul edilmelidir. Buna göre, çek hakkındaki zamanaşımı süresi, ibraz süresinin bitmesiyle başlayacağına göre, çekin ibraz süresinin sona erdiği tarihte geçerli olan zamanaşımı süresinin nazara alınması zorunludur. Bu nedenle zamanaşımı süresi, 6762 Sayılı TTK.’nun 726 ncı maddesini değiştiren 6273 Sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin yürürlüğe girdiği 03.02.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde 6 ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise 3 yıldır.

Somut olayda takibe konu 15.08.2013 keşide tarihli çekte, keşide yeriyle muhatap bankanın bulunduğu yer Samsun olup, çek, 10 günlük ibraz süresine tabidir. Bu durumda ibraz süresinin bitim tarihi 6273 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra olduğundan, anılan çeke (3) yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. İbraz süresinin bitim tarihi olan 25.08.2012 tarihiyle takip tarihi (22.07.2014) arasında ise 3 yıllık zamanaşımı süresinindolmadığı anlaşılmaktadır. Çeke Dayalı İcra Takibi Zamanaşımı

O halde, mahkemece zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

2 SORULAR

  1. SAKİNE AKTÜRKÇE dedi ki:

    Çeke Dayalı İcra Takibi Zamanaşımı Merhabalar. Garip bir durumumuz var size danışmak istiyorum.

  2. EMİRHAN AVCIKÜÇÜK dedi ki:

    Çeke Dayalı İcra Takibi Zamanaşımı Konuda belirttiğiniz dava hakkındaki makaleyi beğendim.

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




[recaptcha]

BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri