Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği

Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği

Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği Varmıdır? Sözleşmede cezai şart sınırı ve geçerliliği tanımlanmadan önce cezai şartın ne olduğunun incelenmesi gerekmektedir. Cezai şart kısaca, sözleşmeden doğan bir borç ilişkisinde, borçlunun söz konusu borcunu ifa etmediğinden, sözlemde yer alan hükümlerce yerine getirmekle yükümlü olduğu sorumluluğu olarak tanımlanmaktadır. Cezai şart, sözleşmede alacağın teminatı olarak da ifade edilebilmektedir. Sözleşmede cezai şartın geçerliliği yine sözleşmede yer alan maddelere göre belirlenmektedir.

Cezai şart genellikle sözleşmelerden doğan yükümlülükleri ifade etmek için kullanılsa bile ifa edilmemiş her borç içinde kullanılabilir. Sözleşmelerde cezai şartın belirlenmesi taraflar adına özellikle de alacaklı taraf adına birçok açıdan avantaj sağlayacaktır. Alacaklılar tarafından cezai şart sayesinde, borcun ifa edilmediği takdirde ispat yükü ortadan kalkmaktadır.

Sözleşmede Cezai Şart Nedir?

Cezai şart, borçlunun ödemesi gereken borcunu ifa etmemesi, sözleşmenin taraflarından birinin herhangi bir edinimi belirtilen şekilde yapmaması halinde, sözleşmede belirlendiği şekilde katlanacağı hükümleri ifade etmektedir. En basit tabiriyle sözleşme şartlarına uyulmadığı takdirde kişinin razı olduğu cezai işlemdir.

Sözleşmeden doğacak borç ilişkisinde cezai şartın konulması alacaklı için bir çeşit teminat sağlayabilir. Sözleşmede cezai şartın yer alması halinde kişi borcun ifası için kanuni haklarını kullanırken ispat yükü içinde olmayacaktır. Sözleşme feshedilirse cezai şart belirtildiği şekilde uygulanır.

Sözleşmede Cezai Şartın Türleri Nelerdir?

Sözleşmelerde taraflar birçok farklı konuda cezai şart koyabilir. Sözleşmenin feshinde, borcun ifasıyla istenebilecek cezalara kadar cezai şart geniş bir tanımlama içinde yer alır. Sözleşmelerde uygulanan başlıca cezai şart türleri;

  • İfa Yerine İstenebilecek Ceza
  • İfayla Birlikte İstenebilecek Ceza
  • Sözleşmeden Dönme, Fesih Cezası

Sözleşmelerde uygulanabilecek başlıca cezai şartlar arasında yer almaktadır. Tarafların onayıyla söz konusu şartlar sözleşmede yer alabilir. Taraflardan biri sözleşmede yer alan şartlara uymadığı veya bu şartları gerektiği şekilde ifa etmediği takdirde cezai şart maddeleri devreye girmektedir.

Cezai şartın icraya konulması halinde şayet borçlu kişi sözleşmede yer alan borcu ödemediği takdirde kanunen söz konusu şartlar geçerli olacaktır. Kanunlara aykırılık teşkil etmediği müddetçe cezai şart uygulanmaktadır.

Sözleşmede Cezai Şart Nedir

Sözleşmede Cezai Şart Nedir

Sözleşmede Cezai Şartın Hükümsüzlüğü Nasıl Olur?

Sözleşmede cezai şartın hükümsüz olması mümkündür. Cezai şart olarak belirlenen hükmün; yasalara, ahlaka, kişilik haklarına, kamu yararına vb. konularda aykırılık teşkil etmesi halinde veya söz konusu şartlar imkânsızsa, cezai şart hükümsüz olur. Ancak, cezai şartın hükümsüzlüğü söz konusu borcun ifasını ortadan kaldırmaz. Cezai şartların hukuka uygun olarak hazırlanması bu nedenle oldukça önemlidir.

Sözleşmede cezai şart belirlemek söz konusu borcun ihlal edilmesi üzerine alacaklının avantaj sağlamasına yardımcı olacaktır. Cezai şart bu yönüyle sözleşmenin taraflarına sözleşmeye hakkıyla uymaları için teşvik edecektir. Ticari sözleşmelerde cezai şart örneği incelendiğinde birçok açıdan sözleşmenin taraflarının bu şartlar sayesinde daha az uyuşmazlık yaşadıkları görülmektedir. Cezai şartın geçerliliği sözleşmede belirlenebilir.

Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği

CEZAİ ŞARTIN TAHSİLİ İSTEMİ – SÖZLEŞMEYİ İMZALAYAN YÖNETİM KURULUNA KOOPERATİFİN TAŞINMAZLARI ÜZERİNDE TASARRUF HAKKI VEREN BİR GENEL KURUL KARARININ SUNULMADIĞI – SÖZLEŞMENİN GEÇERLİLİĞİNDEN SÖZ EDİLEMEYECEĞİ

ÖZET: Sözleşmeyi imzalayan yönetim kuruluna kooperatifin taşınmazları üzerinde tasarruf hakkı veren bir genel kurul kararı da dosyaya sunulamamıştır. Şu halde bu sözleşmenin geçerliliğinden söz edilemez. Geçersiz bir sözleşmede yer alan ceza-i şart da geçersiz olacağından davacı sözleşmede yer alan ceza-i şartın tahsilini isteyemez. Açıklanan bu sebeplerle davanın tümden reddi gerekirken sözleşmenin geçersiz olduğu gözden kaçırılarak davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

Dava, taraflar arasında akdedilen tarihsiz sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen ceza-i şartın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemenin; ıslahla artırılan miktar da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Eser Sözleşmelerinin Şartları Nelerdir

Eser sözleşmeleri dava tarihinde yürürlükte bulunan ve zaman bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355 ile 371. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların “icap” ve “kabul” iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat külfetine yönelik bir şarttır. Genel kural böyle olmakla birlikte bazı eser sözleşmelerinin belli şekil şartında yapılması gerekmektedir. Buna göre;

I-Mülkiyet nakli borcunu içeren bir eser sözleşmesi yapılmışsa bunun resmi şekilde yapılması zorunludur. Resmi şekil ise, tapu sicil müdürlüğünde sözleşmenin yapılmasıdır.

II-Eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, “gayrimenkul satış vaadini” de kapsadığından noterden re’sen düzenleme şeklinde yapılması gerekir (TBK 237, M.K.706, Tapu Kanunu 26, Noterlik Kanunu 60).

III-2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 53/1 ve 57. maddeleri uyarınca, bu kanuna tabi sözleşmeler yazılı yapılmalı ve noterlikden imzaların tasdik edilmesi gerekir.

IV-4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 46. maddesine göre; bu kanuna tabi kurum ve kuruluşların yaptığı ihaleler bir sözleşmeye bağlanmalı. Sözleşmeler idarece hazırlanıp, ihale yetkilisi ve yüklenici tarafından imzalanmalı, sonra notere onaylattırılıp, tescil ettirilmelidir.

Sayılan bu istisnai durumlar sözleşmelerin geçerlilik şartı olup, bu şekil şartına uygun yapılmayan sözleşmeler geçerli olmayacağı gibi, taraflar geçersiz bir sözleşmenin ifasını isteyemez, geçersiz sözleşmeye dayanılarak müspet zararlar da istenemez. Çünkü, geçersiz bir sözleşmedeki ceza-i şartta geçersizdir.

Öte yandan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 42 ve 59. maddelerine göre kooperatifin taşınmazları üzerindeki tasarruf hakkı genel kurula ait olup, bu yetki devredilemez niteliktedir. Bu itibarla kooperatifin taşınmazları üzerinde tasarruf hakkını doğuran bir sözleşmenin genel kurul kararı olmaksızın yönetim kurulu tarafından akdedilmesi halinde bu sözleşmenin geçerliliğinden söz edilemez.

Tüm bu açıklamalar ışığında Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği

Davacı yüklenici ile davalı kooperatifi temsilen kooperatif yönetim kurulu arasında tarihsiz, mülkiyeti davalı kooperatife ait Kartal İlçesi sınırları içerisinde bulunan .. ada 4 ve 7 parsellerin imar planlarında gerekli tadilatları yaparak imara açılması konusunda sözleşme imzalanmıştır. Davacı sözleşmenin yüklenicisi, davalı ise iş sahibi konumundadır. Sözleşmenin “ödemeler” başlıklı 6. maddesinde iş bedelinin nasıl ödeneceği kararlaştırılmış olup, maddede aynen “İmar plan tadilatının, … tarafından yapılıp sonuçlandırılmasından ve durumun yazılı olarak Kooperatife iletildiği tarihten itibaren 6 (altı) ay içerisinde sözleşme konusu arsanın yapılan bu işlerin takibinin bedeli olarak satış bedelinin %25 (yüzde yirmi beş) verecektir. Ya da kooperatif bu süre içinde bu arsayı ya kendisi ya da başkalarına yaptırması halinde toplam inşaat alanının %10’unun …’a ait olduğunu dikkate alarak Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapabilecektir.” şeklindedir. Sözleşmenin 7. maddesinde ise ceza-i hükümler düzenlenmiştir.

Davacı yüklenici de, üzerine düşen edimleri yerine getirmesine karşın vekillikten azledilmek suretiyle sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek ceza-i şartın tahsilini istemiştir. Az yukarda sözü edilen sözleşmenin iş bedeline ilişkin 6. maddesinin ikinci cümlesi yani kooperatife ait arsanın inşaat alanının %10’unun davacıya ait olduğu düşünülerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması gerektiğine dair hükmü, sözleşmenin geçerli kabul edilmesi halinde davacı iş bedelini talep ederken toplam inşaat alanının %10’unun adına tescilini talep hakkı doğuracağından, sözleşme, gayrimenkul mülkiyetini nakil borcu doğuran bir sözleşmedir.

Bu nitelikteki bir sözleşmenin geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmi şekilde yapılması zorunludur. Kaldı ki, sözleşmeyi imzalayan yönetim kuruluna kooperatifin taşınmazları üzerinde tasarruf hakkı veren bir genel kurul kararı da dosyaya sunulamamıştır. Şu halde bu sözleşmenin geçerliliğinden söz edilemez. Geçersiz bir sözleşmede yer alan ceza-i şart da geçersiz olacağından davacı sözleşmede yer alan ceza-i şartın tahsilini isteyemez.

Açıklanan bu sebeplerle davanın tümden reddi gerekirken sözleşmenin geçersiz olduğu gözden kaçırılarak davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulmasına, 1.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 11.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

11 SORULAR

  1. ÜNALCAN AKGÜN dedi ki:

    Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği Acaba bu davayı avukatsız takip edebilirmiyim? Davanın dilekçe örneğini bulabilirmiyim..

  2. CANDAN ECE dedi ki:

    Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği Bu konuda dava dilekçesi nasıl yazılır nedeniler nasıl açıklanır.

  3. MEHTAP OFLAZ dedi ki:

    iyi günler kolay gelsin. Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği hakkında sorum olucaktı ? Bilgi verebilirmisiniz.

  4. SERAY AKBAĞ dedi ki:

    Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği Bu duruma karşılık olarak dava açmak istiyorum.

  5. BİCEM BOLAYIR dedi ki:

    Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği Sayın avukat Mevcut davanın açma şartları nelerdir.?

  6. İSMAİL ÇİN dedi ki:

    Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği Merhabalar. Garip bir durumumuz var size danışmak istiyorum.

  7. ÇİĞDEM BİLGİHAN dedi ki:

    Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği Sayın İlkay hukuk bürosu, bu davayı açmayı düşünüyorum..

  8. FURKAN TÜRKER dedi ki:

    Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği Makaleniniz davası ile ilgili net bir yazı olmuş.. teşekkürler..

  9. ERDALCAN MAZAK dedi ki:

    Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği Ben yurtdışında yaşıyorum Türkiyeye gelmem dava sürecini etkilermi

  10. FUAT OBAY dedi ki:

    Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği Size email olarak gönderdiğim davamda zaman aşımı söz konusumudur. teşekkürler….

  11. ÇAĞRI ÇÖLBAY dedi ki:

    Sözleşmede Cezai Şartın Geçerliliği Davanın açılabilmesi için avukata vekalet versek daha hızlı sonuçlanır mı?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




[recaptcha]

BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri