Manevi Tazminat İstemleri

Manevi Tazminat Davaları

Manevi Tazminat İstemleri, Manevi tazminat, bir olay ya da söylem nedeniyle kişilik haklarının zarar görmesi, acı çekilmesi, onurun kırılması durumlarında meydana gelen zararın para olarak karşılanması durumlarıdır.

Manevi Zararın  Kapsamı

Manevi zarar, kişilik değerlerinde meydana gelen kanıtlanmış eksilmelerdir. Manevi tazminat alınabilecek durumlar yasalar çerçevesinde belirlenirken, şu şekilde sıralanabilir:

  • Medeni Kanun 24. Madde uyarınca kişilik haklarının zedelenmesi
  • Medeni Kanun 26. Madde uyarınca isme saldırı,
  • Medeni Kanun 121. Madde uyarınca nişan bozulması
  • Medeni Kanun 158. Madde uyarınca evlenmenin feshi
  • Borçlar Kanunu 26. Madde uyarınca bedensel zarar ve ölüme neden olma durumlarından biri ile kişinin kişiliğe saldırılması sonucu manevi tazminat davası açılabilmektedir.

Manevi Tazminatta Kusur

Alınan emsal karar kapsamında, ölen kişinin ardından ödenen tazminat, ölenin suçluluk durumuna bakılmaksızın ailelere ödenecektir.

Emsal davada, dava kayıtlarına göre Diyarbakır Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nde görev yapmakta olan şoför Faysal Aydın, 2012 yılında yaptığı tek taraflı kaza sonucu hayatını kaybetti. Aydın ailesinin açtığı tazminat talebi, o zamanın şartlarına göre reddedilmişti. Sebep olarak şoför Faysal Aydın’ın kazada %100 hatalı olması gösterilmişti.

29 Kasım 2012 tarihinde resmi araçla yaptığı kaza sonucu vefat eden Faysal Aydın’ın ailesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na karşı mahkemeye 70.000 TL tazminat davası açtı. Bilirkişi raporunda ortaya çıkan sonuca göre Faysal Aydın’ın %100 kusurlu olduğu ortaya çıkınca, verilmesi gereken tazminatın geri çekilmesi kararı verilerek dava kapatıldı.

Ailenin avukatı Muzaffer Ava, ölenin desteğinden mahrum kalan ailelerin ölenin kusuruna göre tazminat alamayacağını belirterek Gaziantep Bölge Adliyesi’ne başvurdu. Karara itiraz eden avukatın girişimleri sonucu dosya Yargıtay’a gönderildi. 17. Hukuk Mahkemesi’nde görüşülen dosyada, yerel mahkemenin kararı bozuldu.

Karar kapsamında manevi tazminat kusur durumlarında, kusuru gerçekleştiren dışında kimsenin zarar görmeyeceği belirtildi.

Kurumlara Açılan Tazminat Davaları

Ailenin avukatı Muzaffer Ava’nın ifadesine göre, daha önce de aynı nedenlerle reddedilmiş maddi tazminat davaları mevcuttur. Alınan bu  maddi tazminat kararlarının tamamı, tazminata konu eylemde suçluluk oranının düşük olmasına bağlıdır. Ancak bu son davada merhumun ardından bıraktığı ailenin mirasçı olarak değil, merhumun ilgisinden mahrum kalmış insanlar olarak tanınmasına dikkat çekilmiştir.

Normal şartlarda sigorta şirketlerine ve firmalara karşı manevi tazminat davası açılamamaktadır. Ancak Kültür Bakanlığı’na karşı kazanılan bu davanın, şirketlere de manevi tazminat davası açabilme yolunda ilk adımları attığı bildirilmektedir.

Manevi Tazminatın Çerçevesi

Davada da üzerinde durulan manevi tazminat davası şikayetlerin kanunen hakaret yada kişiliği incitici bir yanı olmadığı sebebiyle reddedilebilmektedir. Manevi tazminat davası çerçevesinde kişiliği zedeleyici davranış olarak görülen davranışlar şu şekildedir:

  • Resmi nikah yapacağı kesinleşen ve 3 ay karı- koca gibi yaşanılan ilişki sonunda, kadının resmi nikah olmamış bir şekilde baba evine gönderilmesi,
  • Olayla ilgili olmayan kişilerin çetelere dahil edilmesi ve iftira atılması,
  • Şişko, tombul gibi kelimeler kullanarak kişinin duygularını incitmek,
  • Kişilik alanını ihlal edecek türde özgürlük, küfür gibi kelimeler kullanma

Bu hallerde manevi tazminat davası açılabilmektedir. Bunun yanında emsal davalarda şu durumlar manevi tazminata tabi tutulmamıştır:

  • Üst kattan sızan suyun evin duvarını çürütmesi,
  • Satın alınan aracın ayıplı çıkması,
  • Binanın önündeki elektrik tellerinin koparak karşıdaki tarım alanında yangına neden olması.

Manevi Tazminat Miktarı

Manevi tazminat davalarında tazminat tutarını belirleyen pek çok faktör bulunmaktadır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Kusur oranı,
  • Sıfatı,
  • İşgal edilen makam,
  • Diğer sosyal ve ekonomik durum belgeleri

Özelliklerine bakılarak tutar belirlenir. Bunun yanında her olayın meydana geliş özellikleri ve yaşananlar göz önüne alınarak özel koşulların varlığı unutulmamalıdır. Bu özel koşullar ışığında mahkemenin vereceği kararın objektif ve adaletli olması için mahkemeden bilgi saklanmamalı, verilen bilgilerden ispatlanabilir olanların ispatı da mahkeme heyetine sunulmalıdır.

Manevi tazminat davalarında mahkemenin ödenmesine hükmettiği para, zarara uğrayanda manevi tatmin ve iç huzuru doğurmayı amaçlar. Bu nedenle bir ceza olmadığı gibi, maddi bir zararın karşılanmasını da amaçlamaz. Dolayısıyla manevi tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda zarara uğrayanda tatmin duygusu geliştirmeyi hedefler.Örneğin bir kararda satın alınan çikolatadan kıl çıkması davasına 1.000 TL tazminata hükmedilmiştir.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




[recaptcha]

BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri