Boşanma Velayet Nafaka İstinaf Mahkemesi

Boşanma davası görülürken eşler arasında en çok çekişme konusu olan konulardan velayet ve nafaka çözülmesi gereken en önemli sorunlardır. Boşanma davasının anlaşma yolu ile çözemeyen eşler doğal olarak boşanma istemeleri durumunda, boşanma, velayet ve nafaka konusunu çözüme kavuşmaması nedeniyle çekişmeli hale gelecektir.

Çekişmeli boşanma davaları mahkemenin karar vermesi için nafaka ve velayet konularını da çözmesi gerekmektedir.

Örnek olayda verilene yargı kararında maddi/manevi tazminat ve tedbir/yoksulluk nafakası taleplerinde bulunmuştur. Mahkemece davacının boşanmanın fer’i niteliğindeki tazminat ve nafaka talepleri kısmen kabul edilmiş ve kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verilmiştir. Davacı kadının dava dilekçesindeki beyanı tazminatlardan ve kendisi için nafaka taleplerinden feragat açıklaması niteliğindedir. Bu taleplerin, sonradan ıslah dilekçesi ile tekrar istenmiş olması, feragat beyanı karşısında sonuç doğurmaz. Feragatle ilgili taraf işleminin ıslahla geri alınması, yasal olarak mümkün değildir.

Boşanmada Nafaka; Tedbir nafakası her an doğup, işleyen alacak niteliğindedir. Davacı kadın dava dilekçesinde tedbir nafakası istemediğini beyan etmekle birlikte, vekili 19.09.2014 tarihli dilekçe ile tedbir nafakası talep ettiğinden kadın yararına, bu tarihten itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Çocuğun velayetleri davalı babaya verilmiştir. Mahkemece sosyal hizmet uzmanından alınan raporda, sadece baba ve çocuklar ile görüşülerek, babanın ortamı gözlemlenerek baba ile yaşamaya devam etmelerinin uygun olacağı belirtilmiştir. Mahkemece, anne ile görüşme yapılmadan hazırlanan velayet düzenlenmesine esas alınan uzman raporu hüküm kurulması için yeterli değildir. Velayetin düzenlenmesinde asıl olan çocukların üstün yararıdır.

Boşanmada Velayet konusu; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı-dan oluşan uzmanlardan rapor istenip; her iki ebeveyn ve çocuklarla görüşmek suretiyle, annenin yaşadığı yerde de inceleme yapılarak tarafların Korunma, irat, sosyal ve ruhsal durumlarına göre çocuğun sağlıklı ilerleyişi için velayet sorumluluğunu almaya engel bir durumun olup olmadığının araştırılması ve diğer deliller de dikkate almak kaydıyla anne ve babanın hangisi yanında kalmasının çocukların menfaatine olacağı tespit edilerek velayet konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlara riayet edilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Dava dilekçesinde “ziynet eşyalarına” ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Davacı bu hususa ilişkin talebini ilk defa 19.09.2014 tarihli ıslah dilekçesinde ileri sürmüştür. Bu talep, boşanmadan bağımsız, onun fer’isi niteliğinde olmayan, asli bir talep niteliğindedir. Islahla mevcut ve görülmekte olan davaya ondan bağımsız ikinci bir dava ilave edilemez. Davacının sonradan harcını yatırmış olması talebi dava haline getirmez. Bu husus nazara alınmadan, bu konuda usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilecek yerde, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Boşanma Avukatı Ankara Ücretleri adlı makale konu ile bağlantılı olması sebebiyle okuyabilirsiniz.