Tüp Bebek Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi 

Modern yüzyıl teknolojisinin hızlı gelişimi ile birlikte artık dünyanın her yerinde bebek sahibi olamayan çiftlerin, tıp teknolojisinin desteğinden yararlanarak, bebek sahibi olabilmeleri mümkün hale geldi. Günümüzde gerçekleştirilen çok sayıdaki uygulama ile normal yollar ile bebek sahibi olamayan çiftlerin, bebek sahibi olabilme şansına sahip olabilmeleri sağlanıyor.

Bebek sahibi olmak isteyen ancak kadın veya erkek tarafında mevcut olan bir sağlık sorunu nedeni ile mümkün olamaması hallerinde tüp bebek tedavilerinden yararlanarak, çiftin tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olabilmeleri sağlanabilmektedir. Ancak günümüz dünyasında aralarında Türkiye’ nin de bulunduğu pek çok ülkede toplum genelinde sıklıkla tartışma konusu olan modern tıp uygulamalarından birisi de tüp bebektir. Tüp bebek uygulamalarının hukuki yönden etkileri ve oluşturduğu karmaşıklıklar gibi pek çok faktör tartışmaların odağında olmasına yol açabilmektedir.

İleri nesil modern tıp teknolojisi ile uygulanmaya başlanan tüp bebek tedavisi, kadın üreme hücrelerinde bulunan yumurtaların ve erkek üreme hücrelerinde yer alan spermlerin vücut haricinde, ‘laboratuvar’ ortamında bir araya getirilerek, ‘döllenme’ oluşumunun gerçekleştirilebilmesini mümkün kılan tedavi sürecini belirtmektedir. Söz konusu uygulamalar ışığında döllenen yumurtalar bölünme yaşayarak, ‘embriyo’ şeklinde isimlendirilen ilk gelişim aşamalarını laboratuvar ortamında gerçekleştirir.

Daha sonraki süreç içerisinde de anne rahmine yerleştirilmesi işlemi uygulanır. Söz konusu yerleşim uygulamasının tamamlanmasının ardından başlayan süreçte elde edilmiş olan gebeliğin doğal yollar ile meydana gebelik açısından herhangi bir farkı ve ya olağandışı etkileri söz konusu olmamaktadır. Doğal gebelik tipinden farklı döllenme işleminin laboratuvar koşulları altında gerçekleştirilmesi ve döllenen yumurtaların anne rahmine yeniden geri yerleştirilmesi işleminin gerçekleştirilmesidir.

Tüp Bebekle İlgili Nüfus Davaları

Türk modern hukuk sistemi dahilinde Aile Mahkemesi tarafından alınan bir dava dilekçesinde;

Davalının ‘x’ ile nikah olmadan birlikte yaşadığı, bu beraberliklerinden x isimlerinde üç çocukları olduğunu, çocuklarından ‘x’ isimli kızın davalının eşi diğer davalı ‘x’ çocuğu gibi nüfusa tescilinin gerçekleştirildiğini, kızı ‘x’ isimli çocuğun nüfustaki anne adının düzeltilmesini, çocukların velayetinin kendisine verilerek değiştirilmesi ile iştirak nafakası talep edilmiştir. Bu doğrultuda 2. Aile Çocuk Mahkemesi tarafından ‘x’ isimli çocuğun nüfustaki anne adının düzeltilmesi şeklindeki talebi tefrik ederek, görevsizlik kararı vermiştir.

Modern Türk Aile Hukuku çerçevesinde tüp bebek ve kiralık anne olguları haricinde anne açısından soy problemi mümkün olmamaktadır. Bu sebep ile de iş bu dava bir soy davası olmamış, anne açısından yanlış yazılan nüfus kaydının düzeltilmesine dairdir.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’ nun 36. Maddesi çerçevesinde nüfus kaydının düzeltilmesine dair olan Türk Medeni Kanunu’ nun 282. Maddesi ve devamındaki maddeler dahilinde düzenlenen soybağı kurulması hakkında ilgisi olmayan davanın genel hükümler dahilinde Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülerek, karara verilmesi gerekliliği bulunmaktadır.

Türk hukuk sisteminde bu konuya ilişkin örnek teşkil eden kararlar bulunurken, söz konusu hallere ilişkin olarak profesyonel boşanma avukatı ile hukuk danışmanlığı alınması olası hak kayıplarının önlenebilmesine yardımcı olur.