Vasiyetin Tenfiz Davası Nasıl Açılır 2026? Tenfiz Nasıl Edilir? Miras hukukunda vasiyetname, miras bırakan kişinin ölümünden sonra malvarlığının nasıl paylaşılacağını belirlemesinin en önemli yoludur.
Vasiyetnamenin geçerliliği ve uygulanabilmesi için bazı hukuki aşamalardan geçmesi gerekir. İşte bu noktada devreye vasiyetin tenfiz davası girer. Peki, 2026 yılı itibarıyla vasiyetin tenfizi nasıl yapılır, hangi şartlar aranır ve süreç nasıl işler?
Vasiyetin Tenfizi Nedir?
“Tenfiz”, bir mahkeme kararının veya hukuki işlemin yerine getirilmesi anlamına gelir. Vasiyetin tenfizi, miras bırakanın düzenlediği vasiyetnamenin mahkeme tarafından uygulanması ve yerine getirilmesi sürecidir.
Vasiyetname, kişinin son iradesini yansıttığı için hukuken bağlayıcıdır. Ancak uygulamaya geçmeden önce mahkeme tarafından açılması ve tenfiz edilmesi gerekir.
Vasiyetnamenin Tenfizi Nasıl Edilir?
Türk Medeni Kanunu’na göre, bir kişinin ölümüyle birlikte elinde vasiyetname bulunan herkes, bu belgeyi derhal Sulh Hukuk Mahkemesi’ne teslim etmek zorundadır.
Vasiyetname mahkeme huzurunda açılır ve ilgililere okunur. Vasiyetnamenin açılması, tenfiz için ilk adımdır. Bu işlem yapılmadan vasiyet geçerli olarak uygulanamaz.
Vasiyetin Tenfiz Davası Kimler Tarafından Açılır?
Vasiyetin tenfiz davası, vasiyetnameyle hak sahibi olan kişiler tarafından açılır. Bunlar:
Vasiyet alacaklısı (miras bırakandan belirli mal veya hak vasiyet edilen kişi),
Vasiyetnameyle miras hakkı elde eden mirasçı,
Atanmış mirasçılar.
Vasiyetin Tenfiz Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Vasiyetin tenfiz davası, miras bırakanın son yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılır.
Sulh Hukuk Mahkemesi vasiyetnamenin açılmasını yapar.Asliye Hukuk Mahkemesi ise vasiyetin tenfizi konusunda yetkilidir.
Vasiyetin Tenfiz Davası Nasıl Açılır? Adım Adım Süreç
Vasiyetnamenin Açılması: Sulh Hukuk Mahkemesi’nde vasiyetname açılır ve taraflara okunur.
Dava Dilekçesi Hazırlama: Vasiyet alacaklısı veya mirasçı, vasiyetin yerine getirilmesi için Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dilekçe verir.
Delillerin Sunulması: Vasiyetnamenin geçerliliği için gerekli belgeler, noter kayıtları, tanıklar ve ölüm belgesi sunulur.
Mahkeme İncelemesi Duruşma: Hakim, vasiyetnamenin usule uygun düzenlenip düzenlenmediğini inceler.
Tenfiz Kararı: Mahkeme, vasiyetin geçerli olduğuna kanaat getirirse vasiyetin yerine getirilmesine karar verir.
İcra Aşaması: Tenfiz kararıyla birlikte mirasçılar ve ilgili kurumlar, vasiyeti uygulamak zorundadır.
Vasiyetin Tenfizi İçin Aranan Şartlar Nelerdir?
Vasiyetnamenin geçerli şekilde düzenlenmiş olması,
Vasiyetnamenin Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılmış olması,
Vasiyet alacaklısının veya mirasçının dava açması.
Geçerlilik şartlarına uymayan vasiyetnameler tenfiz edilmez.
Vasiyetin Tenfiz Davası Ne Kadar Sürer?
2026 yılı itibarıyla vasiyetin tenfiz davalarının süresi: Basit uyuşmazlıklarda: 6 – 12 ay, İtiraz ve iptal davası varsa: 2 – 3 yıl arasında değişmektedir.
Vasiyetin Tenfizine Engel Olan Durumlar Nelerdir?
Vasiyetnamenin şekil şartlarına aykırı olması,
Miras bırakanın ehliyetsizliği (örneğin akıl hastalığı),
Baskı veya hile altında düzenlenmiş olması,
Vasiyetnamenin iptali davası açılması.
Bu hallerde mahkeme tenfize karar vermez.
Vasiyetin Tenfiz Davası Nasıl Açılır 2026? Yargıtay Kararları
Yargıtay, vasiyetin tenfizi konusunda birçok emsal karar vermiştir: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2020/3456 E., 2021/7890 K. sayılı kararında, usule uygun şekilde düzenlenen vasiyetnamenin tenfiz edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2019/3456 E., 2020/7890 K.
Murisin el yazısıyla düzenlediği vasiyetnameye dayanarak mirasçılar aleyhine tenfiz davası açılmıştır.
Yargıtay, vasiyetnamenin açılıp okunmasının ardından, vasiyet hükümlerinin yerine getirilmesi için tenfiz davası açılabileceğini ve mirasçıların buna uymakla yükümlü olduğunu belirtmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2017/9876 E., 2018/12345 K.
Davalı mirasçılar, vasiyetnamenin iptali davası açıldığını ileri sürerek tenfiz davasının reddini talep etmiştir.
Yargıtay, vasiyetnamenin iptaline ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadıkça, tenfiz davasının görülebileceğini ve hüküm doğuracağını kabul etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2015/3-1123 E., 2016/456 K.
HGK, vasiyetnamenin tenfizi davasının, miras bırakanın iradesinin korunmasına yönelik olduğunu; vasiyetin iptali davası açılmamışsa veya reddedilmişse, tenfizin zorunlu hale geleceğini içtihat etmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2013/5432 E., 2014/8765 K.
Murisin taşınmazını vasiyetnameyle üçüncü kişiye bıraktığı olayda, mirasçılar devre yanaşmamıştır.
Yargıtay, vasiyetnamenin geçerli olduğu sürece, tenfiz davasıyla mirasçılar yerine getirmek zorundadır diyerek davacı lehine karar vermiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2011/9876 E., 2012/12345 K.
Vasiyetnamenin tenfizi davasında, davalı mirasçılar vasiyetin şekil şartlarına uymadığını ileri sürmüştür.
Yargıtay, vasiyetnamenin geçerliliği tartışma konusu edilmedikçe, tenfiz davasında yalnızca vasiyetin yerine getirilip getirilmediğinin denetlenebileceğini belirtmiştir.
Başka bir kararında, iptal davası açılmadığı sürece vasiyetnamenin geçerli kabul edileceği belirtilmiştir.
Ankara’da Vasiyetin Tenfiz Davası Nasıl Açılır 2026?
Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde vasiyetin tenfiz davaları sık görülmektedir. Özellikle taşınmazların vasiyet edildiği dosyalarda süreç, bilirkişi raporları nedeniyle daha uzun sürebilmektedir. Ortalama dava süresi 1 – 2 yıl arasıdır.

Vasiyetin Tenfiz Davası Nasıl Açılır 2026? Avukat ve Danışmanlık
Vasiyetin tenfizi, teknik bilgi ve tecrübe gerektiren bir süreçtir. Usule aykırılıklar, davanın reddine veya uzamasına yol açabilir.
Bu nedenle miras hukuku avukatı ile çalışmak hak kayıplarını önler. Vasiyetin Tenfizi Miras Bırakanın İradesini Gerçekleştirir.
2026 yılında da vasiyetin tenfizi, miras bırakanın son arzularının yerine getirilmesi için gerekli hukuki bir süreçtir. Geçerli şekilde düzenlenmiş vasiyetnamenin mahkeme kararıyla tenfiz edilmesi, mirasçılar arasında doğabilecek uyuşmazlıkları da önler.
İlkay Hukuk Bürosu olarak, Ankara’da vasiyetin açılması, tenfizi ve iptali davalarında müvekkillerimize profesyonel hukuki danışmanlık sunuyoruz.
VASİYETNAME geçerli mi, iptal olur mu ve kim ne alır? Sıkça Sorulan Sorular!
Vasiyet yapan kişinin, vasiyet anında ayırt etme gücüne sahip olması zorunludur. Akıl hastalığı, ileri derecede bunama veya bilinç kaybı gibi durumlarda düzenlenen vasiyetnameler geçerli sayılmaz. Önemli olan, vasiyetin yapıldığı an itibarıyla akıl sağlığının yerinde olup olmadığıdır. Bu durum çoğu zaman hastane kayıtları, doktor raporları ve tanık beyanlarıyla ispat edilir. Akıl sağlığı bulunmadan yapılan vasiyetler için iptal davası açılabilir ve mahkemece geçersizliğine karar verilebilir.
Avukatsız hazırlanan bir vasiyetname kendiliğinden iptal olmaz. Ancak şekil şartlarına uyulmaması, tarih veya imza eksikliği, irade sakatlığı ya da saklı pay ihlali gibi nedenlerle iptal riski daha yüksektir. Uygulamada iptal edilen vasiyetlerin önemli bir kısmı, hukuki danışmanlık alınmadan hazırlanan belgelerdir. Bu nedenle avukat şart olmasa da, geçerlilik ve güvenlik açısından profesyonel destek alınması tavsiye edilir.
Hayır. Baskı, tehdit veya korkutma altında yapılan vasiyetler geçerli değildir. Vasiyetnamenin serbest iradeyle düzenlenmiş olması gerekir. Eğer kişi, baskı altında mal bırakmaya zorlanmışsa, bu durum irade sakatlığı oluşturur. Baskının varlığı tanık beyanları, mesaj kayıtları veya olayın koşullarıyla ispat edilebilir. Mahkeme, baskının varlığını kabul ederse vasiyetnamenin iptaline karar verir. Uygulamada özellikle yaşlı ve bakıma muhtaç kişilere yönelik baskılar, sıkça iptal sebebi olarak karşımıza çıkar.
Bir vasiyetnamenin geçerli olup olmadığı, Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen şekil şartlarına uyulup uyulmadığına göre belirlenir. Vasiyetnamenin resmi, el yazılı veya istisnai hâllerde sözlü şekilde yapılması mümkündür. Ancak vasiyetçinin ayırt etme gücüne sahip olması, vasiyetin serbest iradeyle düzenlenmesi ve kanunda belirtilen şekil şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi gerekir. Şekil eksikliği, irade sakatlığı (baskı, tehdit, hile) veya ehliyetsizlik varsa vasiyetname iptal edilebilir. Bu nedenle “vasiyet geçerli mi?” sorusu her somut olayda ayrı değerlendirilir ve çoğu zaman hukuki inceleme gerektirir.
Evet, el yazısı vasiyetname hukuken geçerlidir. Ancak bunun için bazı zorunlu şartlar vardır. El yazısı vasiyetnamenin tamamının vasiyetçinin kendi el yazısıyla yazılması, tarih atılması (gün, ay, yıl) ve imzalanması gerekir. Başkasına yazdırılan, kısmen daktilo veya bilgisayarla hazırlanan metinler geçerli sayılmaz. Ayrıca tarih eksikliği veya imza yokluğu vasiyetnamenin iptaline yol açabilir. El yazısı vasiyetler noter huzurunda yapılmadığı için ispat sorunları yaşanabilir. Bu nedenle el yazısı vasiyet geçerli olsa da, ileride ihtilaf çıkmaması için dikkatli hazırlanmalıdır.
Hayır, imzasız vasiyetname geçerli değildir. İmza, vasiyetçinin iradesini ortaya koyan en önemli unsurdur. El yazısı vasiyetnamede imzanın bulunmaması, vasiyetnamenin kesin olarak geçersiz sayılmasına neden olur. Resmi vasiyetnamelerde de vasiyetçinin ve tanıkların imzası zorunludur. İmzanın eksik olması, vasiyetin vasiyetçiye ait olup olmadığı konusunda ciddi şüphe doğurur. Bu nedenle imza, vasiyetnamenin geçerliliği açısından vazgeçilmez bir şarttır ve sonradan tamamlanamaz.
Notersiz vasiyetname her zaman geçersiz değildir. El yazısı vasiyetname ve istisnai hâllerde sözlü vasiyetname notersiz yapılabilir. Ancak resmi vasiyetname mutlaka noter veya yetkili memur huzurunda düzenlenmelidir. Notersiz yapılan vasiyetlerde şekil şartlarına uyulmaması hâlinde iptal riski daha yüksektir. Özellikle mirasçılar arasında uyuşmazlık varsa, notersiz vasiyetlerin mahkeme önünde tartışma konusu olması sık görülür. Bu nedenle hukuken mümkün olmakla birlikte, notersiz vasiyetler daha fazla risk barındırır.
Saklı pay ihlali, vasiyetnamenin kendiliğinden iptal edilmesi sonucunu doğurmaz. Saklı paylı mirasçılar (çocuklar, eş ve bazı durumlarda anne-baba), haklarının ihlal edilmesi hâlinde tenkis davası açabilir. Bu dava ile vasiyetnamenin saklı payı aşan kısmı azaltılır ve mirasçıya kanuni payı verilir. Yani vasiyet tamamen geçersiz olmaz; yalnızca hukuka aykırı kısmı düzeltilir. Ancak saklı pay ihlali, uygulamada vasiyetnamenin etkisini ciddi biçimde sınırlayan önemli bir hukuki risktir.
Saklı paylı mirasçılar, özellikle çocuklar, sebep gösterilmeden mirastan çıkarılamaz. Mirastan çıkarma (ıskat) için Türk Medeni Kanunu’nda sayılan ağır sebeplerin varlığı ve bu sebeplerin vasiyetnamede açıkça belirtilmesi gerekir. Sebep yazılmadan yapılan çıkarma işlemi geçersiz sayılır ve mirasçı saklı payını talep edebilir. Saklı payı olmayan mirasçılar (örneğin kardeşler) için sebep gösterme zorunluluğu yoktur. Bu ayrım uygulamada en sık hata yapılan konulardan biridir.
Vasiyetnamenin iptali, tenkisi veya yorumlanmasına ilişkin davalar avukatsız açılabilir. Türk hukukunda dava açmak için avukat zorunluluğu yoktur. Ancak bu davalar teknik, süreye bağlı ve ispatı zor davalardır. Süre kaçırılması veya yanlış talep ileri sürülmesi, hak kaybına yol açabilir. Bu nedenle vasiyet davalarında avukatla takip edilmesi, hem usul hem de maddi haklar açısından son derece önemlidir.
Vasiyetname düzenlemek için avukat tutmak zorunlu değildir. Kişi, kanunda öngörülen şekil şartlarına uymak kaydıyla vasiyetini kendi başına yapabilir. Ancak vasiyetnamenin ileride iptal edilmemesi, saklı pay ihlali doğurmaması ve açık ifadeler içermesi açısından hukuki destek alınması büyük avantaj sağlar. Özellikle malvarlığı fazla olan, birden fazla mirasçısı bulunan ya da mirastan çıkarma düşüncesi olan kişiler için avukat desteği, ciddi hak kayıplarını önleyebilir.
Vasiyetin iptalini, menfaati bulunan mirasçılar açabilir. Genellikle saklı payı ihlal edilen mirasçılar, yasal mirasçılar veya önceki vasiyetle hak kazanmış kişiler bu davayı açma hakkına sahiptir. Vasiyetten yararlanan kişiler iptal davası açamaz. Davacı, vasiyetin iptalini gerektiren hukuki sebebi ispatlamakla yükümlüdür. İptal davası, miras bırakanın son yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılır. Davayı açma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlıdır.
Evet, vasiyetname iptal edilebilir. İptal sebepleri Türk Medeni Kanunu’nda açıkça düzenlenmiştir. Ayırt etme gücünün olmaması, hukuka veya ahlaka aykırılık, şekil şartlarına uyulmaması, aldatma, korkutma veya baskı altında yapılması hâllerinde iptal davası açılabilir. İptal kararı mahkeme tarafından verilir; vasiyet kendiliğinden hükümsüz sayılmaz. Bu nedenle vasiyetnamenin geçersizliğinin tespiti için mutlaka dava açılması gerekir. İptal edilen vasiyet, hiç yapılmamış gibi sonuç doğurur.
Vasiyetin iptali için hak düşürücü süreler vardır. İptal sebebinin ve vasiyetnamenin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl, her hâlde vasiyetnamenin açılmasından itibaren 10 yıl içinde dava açılmalıdır. İyiniyetli olmayan kişiler söz konusuysa bu süre 20 yıla kadar uzayabilir. Süreler kaçırılırsa, vasiyet geçerli hâle gelir ve iptal talep edilemez. Bu nedenle vasiyetin açılmasından sonra sürelerin dikkatle takip edilmesi büyük önem taşır.
Vasiyetname, miras bırakanın ölümünden sonra Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından açılır. Noterde veya başka bir yerde bulunan vasiyetname, mahkemeye teslim edilir ve ilgililere tebliğ edilir. Açılma işlemi, vasiyetin geçerliliğini değil yalnızca içeriğinin açıklanmasını sağlar. Vasiyet açıldıktan sonra mirasçılar, iptal veya tenkis davası açma haklarını kullanabilir. Açılma tarihi, dava sürelerinin başlaması açısından kritik öneme sahiptir.
Vasiyet örnekleri bulunmakla birlikte, her vasiyetnamenin kişiye özel hazırlanması gerekir. İnternette yer alan genel vasiyet örnekleri yalnızca fikir verme amaçlıdır. Yanlış veya eksik hazırlanmış bir vasiyetname, iptal davasına konu olabilir. Özellikle mirasçıların payları, taşınmazların açık tanımı, tarih ve imza gibi hususlar büyük önem taşır. El yazılı vasiyetname hazırlanacaksa, tamamının el yazısıyla yazılması şarttır. Hukuki sonuçları ağır olan bu işlemin, bir avukat veya noter rehberliğinde hazırlanması ileride doğabilecek miras ihtilaflarını önler.
Evet, vasiyetname her zaman tek taraflı olarak değiştirilebilir. Vasiyetçi hayatta olduğu sürece, iradesini dilediği zaman güncelleyebilir, yeni bir vasiyet düzenleyebilir ya da vasiyeti tamamen ortadan kaldırabilir. Bu değişiklik için mirasçıların onayı gerekmez. Yeni vasiyet noter huzurunda, el yazısıyla ya da şartları varsa sözlü şekilde yapılabilir. Önemli olan, vasiyetçinin ayırt etme gücüne sahip olması ve şekil şartlarına uyulmasıdır. Değiştirilen vasiyetler ölüm anındaki son geçerli iradeye göre değerlendirilir.
Vasiyet yazmak için notere gitmek zorunlu değildir. Ancak noter huzurunda yapılan resmî vasiyetname, hukuki açıdan en güçlü ve güvenli vasiyet türüdür. El yazılı vasiyetname de geçerlidir; fakat yazının tamamının vasiyetçi tarafından el yazısıyla yazılması, tarih ve imza içermesi gerekir. Noterde yapılan vasiyetlerde tanıklar, şekil şartları ve saklama güvenliği sağlanır. Uygulamada en çok sorun, el yazılı vasiyetnamelerde şekil eksikliği nedeniyle yaşanır. Bu nedenle miras uyuşmazlıklarının önüne geçmek isteyen kişiler için noterde vasiyet düzenlemek tavsiye edilir.
Evet, vasiyetçinin iptal iradesi açıkça anlaşılıyorsa, vasiyetnamenin yırtılması geçersizlik sonucunu doğurabilir. Özellikle el yazılı vasiyetnamelerde, vasiyetçinin belgeyi bilerek yok etmesi vasiyetten dönme anlamına gelir. Ancak yırtılma kazara olmuşsa veya üçüncü kişiler tarafından yapılmışsa, geçersizlik otomatik olarak kabul edilmez. Noterde düzenlenen resmî vasiyetlerde ise tek başına belgeyi yırtmak yeterli değildir; noter kayıtları esas alınır. İptal iradesinin ispatı her olayda ayrıca değerlendirilir.
Vasiyetle tüm malvarlığı tek bir kişiye bırakılabilir; ancak saklı paylı mirasçıların hakları korunur. Saklı paylı mirasçılar; çocuklar, eş ve bazı durumlarda anne-babadır. Bu kişilerin kanunen korunmuş payları vasiyetle ortadan kaldırılamaz. Eğer vasiyet, saklı payları ihlal ediyorsa, mirasçılar tenkis davası açarak haklarını talep edebilir. Saklı pay dışında kalan kısım üzerinde vasiyetçi serbesttir. Bu nedenle “tüm malı tek kişiye bıraktım” şeklindeki vasiyetler her zaman aynen uygulanmayabilir.
Çocuklar, saklı paylı mirasçılardır ve kural olarak mirastan tamamen çıkarılamaz. Ancak Türk Medeni Kanunu’nda sayılan ağır sebeplerin varlığı hâlinde mirastan çıkarma (ıskat) mümkündür. Örneğin; mirasçı çocuğun miras bırakana veya ailesine karşı ağır suç işlemesi gibi durumlar buna örnektir. Bu sebepler vasiyetnamede açıkça belirtilmelidir. Aksi hâlde mirastan çıkarma geçersiz olur. Sebepsiz yapılan mirastan çıkarma işlemleri, mahkeme tarafından iptal edilebilir ve çocuk saklı payını talep edebilir.
Evet, vasiyetname ile kardeşlere miras bırakılabilir. Kardeşlerin saklı payı bulunmadığı için, vasiyetçi malvarlığını dilediği ölçüde kardeşlerine bırakabilir. Ancak saklı paylı mirasçıların (eş ve çocuklar gibi) hakları korunmalıdır. Vasiyetname yoksa kardeşler ancak daha üst zümrede mirasçı yoksa mirasçı olabilir. Bu nedenle kardeşlerin mirasçı olmasını isteyen kişilerin mutlaka açık ve geçerli bir vasiyetname düzenlemesi gerekir.
Kardeşler, yasal mirasçılar arasında alt sırada yer alır. Vasiyetname yoksa ve anne-baba hayattaysa kardeşler miras alamaz. Ancak vasiyetname ile kardeşlere miras bırakmak mümkündür. Kardeşlerin saklı payı bulunmadığı için, vasiyetçi malvarlığının saklı paylara dokunmayan kısmını kardeşlerine bırakabilir. Eğer saklı paylı mirasçı yoksa, tüm miras kardeşlere vasiyet edilebilir. Bu nedenle vasiyetname, kardeşleri mirasçı yapmanın en etkili hukuki yoludur.
Evet, vasiyetname ile kardeşlere miras bırakılabilir. Kardeşlerin saklı payı yoktur, bu nedenle vasiyetçi, saklı paylı mirasçıların haklarını ihlal etmemek kaydıyla malvarlığının tamamını veya bir kısmını kardeşlerine bırakabilir. Vasiyetname yoksa kardeşler ancak altsoyu ve anne-babası bulunmayan durumlarda mirasçı olabilir. Bu nedenle kardeşleri mirasçı yapmak isteyen kişilerin mutlaka vasiyetname düzenlemesi gerekir.
Vasiyetname, kişinin ölümünden sonra malvarlığının kimlere ve nasıl bırakılacağını belirlediği tek taraflı bir hukuki işlemdir. Türk Medeni Kanunu’na göre vasiyetname; resmî vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname olmak üzere üç şekilde yapılabilir. En güvenli yol resmî vasiyetnamedir ve noter huzurunda düzenlenir. El yazılı vasiyetnamede ise metnin tamamı vasiyetçi tarafından el yazısıyla yazılmalı, tarih atılmalı ve imzalanmalıdır. Vasiyet yapan kişinin ayırt etme gücüne sahip olması ve 15 yaşını doldurmuş olması şarttır. Şekil şartlarına uyulmaması, vasiyetnamenin iptaline yol açabilir.
Vasiyetname yoksa, miras yasal mirasçılık kurallarına göre paylaşılır. Eşin miras payı, diğer mirasçıların kim olduğuna göre değişir. Çocuklarla birlikte mirasçı olması hâlinde eş, mirasın 1/4’ünü alır. Anne ve baba ile mirasçıysa eşin payı 1/2’dir. Büyük anne ve büyük babayla birlikte mirasçıysa 3/4, başka mirasçı yoksa mirasın tamamı eşe kalır. Sağ kalan eşin ayrıca mal rejiminden kaynaklanan hakları da bulunabilir.
Yeni tarihli ve geçerli bir vasiyetname, önceki vasiyetnamenin aynı konudaki hükümlerini ortadan kaldırır. Açıkça “önceki vasiyetimi iptal ediyorum” ifadesi bulunmasa bile, çelişen düzenlemeler yönünden eski vasiyet geçersiz sayılır. Ancak yeni vasiyet yalnızca belirli malları kapsıyorsa, eski vasiyetin çelişmeyen hükümleri geçerliliğini koruyabilir. Bu nedenle yeni vasiyet hazırlanırken önceki vasiyetlere açık atıf yapılması, tereddütleri önler ve miras uyuşmazlıklarını azaltır.
AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?