Boşanmada Af Sayılan Davranışlar Yargıtay 2026? Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebeplerinden biri evlilik birliğinin sarsılmasıdır. Eşlerden birinin kusurlu davranışları, diğer eş açısından ortak yaşamı çekilmez hale getirdiğinde boşanma davası gündeme gelir.
Ancak bazı durumlarda, kusurlu davranışa rağmen eşler evliliği sürdürmeyi tercih eder. Bu irade hukuken “af” olarak adlandırılır ve boşanma davaları üzerinde doğrudan etkili olur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/2356 E., 2017/3456 K. kararında, eşin kusurlu davranışına rağmen evliliğe devam etmesi af olarak kabul edilmiş ve boşanma talebi reddedilmiştir.
Boşanmada Affetme Ne Demek?
Af, eşin diğer eşin kusurlu davranışını bilmesine rağmen evliliği sürdürme iradesi göstermesidir. Bu irade, kusura dayalı boşanma davası açma hakkını ortadan kaldırır.
Affetmenin Boşanmaya Etkisi Nedir?
TMK m.161/II’ye göre, boşanma sebebini öğrenen eş 6 ay, her hâlükârda 5 yıl içinde dava açabilir. Ancak af gerçekleşmişse bu süreler beklenmeksizin dava hakkı düşer.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/17345 E., 2016/8621 K. kararında, affedilen bir kusura dayanarak açılan boşanma davasının reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Boşanmada Affetme Nasıl Olur?
Açık Af Etme Nedir? Açık af, kusurun açıkça sözlü veya yazılı ifadelerle affedilmesidir.
Açık Af Sayılan Davranışlar:
“Seni affediyorum, evliliği bitirmek istemiyorum.”
“Geçmişi unutalım, birlikte devam edelim.”
“Aldattığını biliyorum ama boşanmayacağım.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2014/11637 E., 2015/9120 K. kararında, eşin yazılı mesajla affetme iradesini göstermesi açık af olarak kabul edilmiştir.
Örtülü Af Etme Nedir? Örtülü af ise açık bir ifade olmasa da davranışlarla affetme iradesinin ortaya çıkmasıdır.
Örtülü Af Sayılan Davranışlar:
Kusurlu davranış öğrenildikten sonra birlikte yaşamaya devam etmek,
Evlilik yıl dönümünü kutlamak,
Ortak tatil planı yapmak,
Sevgi gösterisinde bulunmak.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2017/6591 E., 2018/4567 K. kararında, eşin affedilen kusurdan sonra birlikte yaşamaya devam etmesi örtülü af olarak değerlendirilmiştir.
Boşanmada Af Sayılan Davranışlar Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2016/13453 E., 2017/7896 K.
Davacı eş, aldatma sebebiyle boşanma talep etmiş; ancak olaydan sonra eşiyle birlikte yaşamaya devam etmiştir.
Yargıtay, evliliği sürdürme davranışını örtülü af kabul etmiş ve davacının aldatma sebebine dayanarak boşanma talebini reddetmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2015/12745 E., 2016/10234 K.
Kusurlu eşin hakaretleri sonrası taraflar barışmış ve sosyal yaşamlarına devam etmiştir.
Yargıtay, bu sürecin affetme iradesini gösterdiğini, affedilen kusurlu davranışların artık boşanma sebebi olamayacağını belirtmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2014/16872 E., 2015/13211 K.
Eşlerden biri, diğerinin güven sarsıcı davranışını öğrenmesine rağmen tatil planı yapıp birlikte seyahate çıkmıştır.
Yargıtay, bu davranışı örtülü af kapsamında değerlendirmiş ve davayı reddetmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2013/24561 E., 2014/15560 K.
Eş, kusurlu davranıştan sonra “geçmişi unutalım” diyerek evliliğe devam etmiştir.
Yargıtay, bu sözlü ifadenin açık af anlamına geldiğini ve davacının artık aynı olaya dayanarak boşanma davası açamayacağını belirtmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2010/2-651 E., 2010/651 K.
Davacı eş, daha önce affettiği kusurlu davranışı boşanma davasına konu etmiştir. HGK, affedilen olayların boşanma davasında ileri sürülemeyeceğini, ancak yeni kusurların yeni dava konusu yapılabileceğini vurgulamıştır.
Boşanmada Afın Hukuki Sonuçları Nelerdir?
Kusura Dayalı Boşanma Davası Açılamaz: Af iradesi gösterilmişse, aynı kusura dayanarak boşanma davası açılamaz.
Açılmış Boşanma Davası Red Edilir: Af, dava açılmadan önce gerçekleşmişse, açılan dava mahkemece reddedilir.
Af Sadece Affedilen Kusura Etkilidir: Af, yalnızca affedilen olaylarla sınırlıdır. Yeni kusurlar yeni davalara konu olabilir.
Tazminat Hakları Ortadan Kalkar: Affedilen kusura dayanarak manevi tazminat talep edilemez. Maddi tazminat yönünden de kusur hukuki sonuç doğurmaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2018/5432 E., 2019/8734 K. kararında, aldatma eylemi affedildikten sonra aynı olaya dayalı manevi tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

Boşanmada Af Sayılan Davranışlar Yargıtay 2026? Avukat ve Danışmanlık
Af kavramı yalnızca duygusal bir tercih değil, hukuki sonuç doğuran bir irade beyanıdır. Affeden eş, ileride aynı olaya dayanarak boşanma veya tazminat talebinde bulunamaz. Bu nedenle, eşlerin affetme yönündeki söz ve davranışlarının ileride doğuracağı sonuçların farkında olmaları gerekir.
Boşanma sürecinde hak kaybı yaşamamak için Ankara’da boşanma avukatı ile hukuki destek almak, doğru strateji belirlemek açısından büyük önem taşır.
Aldatmalı Boşanma Davası Sıkça Sorulan Sorular
Aldatan eş, kusuru ağırsa yoksulluk nafakası alamaz. Türk Medeni Kanunu’na göre nafaka talep eden tarafın kusurunun, diğer taraftan daha ağır olmaması gerekir. Zina genellikle ağır kusur sayıldığından, aldatan eşin yoksulluk nafakası talebi çoğu durumda reddedilir. Ancak aldatma tek kusur değilse veya diğer eş de kusurluysa, hâkim kusur oranlarını değerlendirerek karar verir. Yani her aldatma vakasında nafaka kesin olarak reddedilir demek doğru değildir.
Evet. Aldatma (zina), boşanma davalarında ağır kusur olarak kabul edilir. Zina ispatlandığında, kusurlu olan aldatan eş, kusursuz veya daha az kusurlu eşe karşı maddi ve manevi tazminat ödemekle yükümlü tutulabilir. Maddi tazminat, boşanma nedeniyle uğranılan ekonomik kayıpları; manevi tazminat ise yaşanan üzüntü, onur kırılması ve kişilik haklarına saldırıyı telafi etmeyi amaçlar. Tazminata hükmedilebilmesi için aldatmanın hukuka uygun delillerle ispatlanması ve karşı tarafın kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerekir.
Aldatılan eşin alacağı tazminatın miktarı somut olaya göre değişir. Manevi tazminat, yaşanan üzüntü, aşağılanma ve evlilik birliğinin sarsılması dikkate alınarak belirlenir. Maddi tazminat ise boşanma nedeniyle uğranılan ekonomik kayıpları kapsar. Sabit bir tutar yoktur; hâkim tarafların kusur oranı, evlilik süresi, sosyal ve ekonomik durumlarını göz önünde bulundurur. Uygulamada tazminat miktarları birkaç on bin liradan çok daha yüksek tutarlara kadar çıkabilmektedir.
Aldatmanın ispatlanması hâlinde boşanma kararı verilmesi çok büyük ihtimaldir, ancak otomatik değildir. Hâkim, aldatılan eşin affedip affetmediğini, birlikte yaşamaya devam edilip edilmediğini ve dava süresini dikkate alır. Aldatma affedilmişse dava reddedilebilir. Affın varlığı, davranışlarla da ortaya çıkabilir. Bu nedenle her aldatma iddiası boşanmayla sonuçlanmaz; olayın tüm koşulları değerlendirilir.
Evet, aldatmalı boşanma davası avukatsız açılabilir. Türk hukukunda boşanma davalarında avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak aldatma iddiası delil, süre ve usul açısından teknik bir konudur. Yanlış delil sunulması veya sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açabilir. Bu nedenle avukat zorunlu olmasa da, aldatmaya dayalı boşanma davalarında hukuki destek alınması sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından büyük avantaj sağlar.
Aldatmanın ispatında hukuka uygun her türlü delil kullanılabilir. Mesajlaşmalar, sosyal medya yazışmaları, tanık beyanları, otel kayıtları, birlikte çekilmiş fotoğraflar ve kamera görüntüleri en sık başvurulan delillerdir. Ancak delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi şarttır. Gizlice yapılan ses kayıtları veya izinsiz telefon dinlemeleri çoğu zaman hukuka aykırı sayılır. Mahkeme, delilleri bir bütün olarak değerlendirir; tek bir delil yerine delillerin birbirini desteklemesi ispat açısından daha güçlü kabul edilir.
Aldatma (zina) sebebiyle boşanma davası açmak için hak düşürücü süreler vardır. Aldatmayı öğrenen eş, öğrenme tarihinden itibaren 6 ay içinde dava açmalıdır. Her hâlde aldatma fiilinin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra dava açma hakkı sona erer. Bu süreler kaçırılırsa zina sebebine dayanarak boşanma talep edilemez. Ancak evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanılarak dava açılması her zaman mümkündür.
Aldatmadan sonra eşler bilerek ve isteyerek barışmışsa, zina sebebine dayalı boşanma davası açılamaz. Bu durum hukukta af olarak değerlendirilir. Birlikte yaşamaya devam edilmesi, ortak tatil, eşe karşı normal evlilik ilişkilerinin sürdürülmesi affa karine sayılabilir. Ancak barışma baskı altında olmuşsa veya aldatma sonradan öğrenilmişse dava açılabilir. Affın varlığı her somut olayda hâkim tarafından değerlendirilir ve ispatı önemlidir.
Evet, aldatan eş olsanız bile nafaka ödeme yükümlülüğünüz doğabilir. Eğer karşı taraf boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecekse ve siz daha ağır kusurluysanız, yoksulluk nafakası ödemek zorunda kalabilirsiniz. Nafaka, cezalandırma amacı taşımaz; sosyal koruma amacına yöneliktir. Bu nedenle aldatan eşin ekonomik gücü, karşı tarafın ihtiyaç durumu ve kusur oranları birlikte değerlendirilir. Ayrıca iştirak nafakası (çocuk nafakası) kusurdan bağımsız olarak her hâlde gündeme gelir.
Boşanma davasında aldatma (zina), özel ve mutlak boşanma sebebi olarak kabul edilir. Aldatma ispatlandığında, hâkim evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını kabul eder ve kusurlu eş aleyhine karar verir. Aldatan eş, maddi ve manevi tazminat ile yargılama giderlerinden sorumlu tutulabilir. Ayrıca nafaka yönünden de aleyhine sonuçlar doğar. Aldatılan eş daha avantajlı konuma geçer. Ancak aldatmanın öğrenilmesinden sonra 6 ay, her hâlde fiilden itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerekir; aksi hâlde hak düşer.
Evet, fiziksel ilişki olmasa bile aldatma kabul edilebilir. Özellikle duygusal aldatma, Yargıtay uygulamasında sadakat yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilir. Sürekli görüşme, romantik yazışmalar, gizli buluşmalar fiziksel ilişki olmasa dahi evlilik birliğini sarsan davranışlardır. Bu tür durumlar, zina kapsamında değilse bile evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmaya ve tazminata yol açabilir.
Evet, hâkim gerekli görürse velayeti babaya verebilir. Güncel uygulamada velayet, anneye otomatik olarak verilmemektedir. Hâkim; ebeveynlerin ekonomik durumu, yaşam koşulları, çocuğa ayırabilecekleri zaman, eğitim ve bakım yeterliliği gibi kriterleri değerlendirir. Anne aldatmış olsa bile çocuğun yararı annede kalmasını gerektiriyorsa velayet anneye verilebilir. Tersi durumda, baba daha uygun koşulları sağlıyorsa velayet babaya bırakılabilir. Her karar somut olayın şartlarına göre verilir.
Karşı taraf boşanma davasına karşı dava açabilir. Bu durumda her iki dava birlikte görülür ve kusur oranları birlikte değerlendirilir. Karşı davada ileri sürülen iddialara süresi içinde cevap verilmesi ve delillerin sunulması gerekir. Sessiz kalmak, iddiaların kabulü anlamına gelmez ancak savunma hakkının zayıflamasına yol açabilir. Karşı dava açıldığında stratejik bir savunma yapılması, kusurun doğru belirlenmesi açısından önemlidir. Gerekirse delillere itiraz edilmelidir.
Mesajlaşma tek başına her zaman aldatma sayılmaz; ancak içeriğine göre duygusal aldatma olarak kabul edilebilir. Cinsel içerikli, samimi, gizli ve süreklilik arz eden mesajlaşmalar, aldatmanın varlığına güçlü karine oluşturur. Mahkemeler, mesajların içeriğini, sıklığını ve tarafların davranışlarını birlikte değerlendirir. Sadece masum sohbetler aldatma sayılmazken, evlilik sadakatini zedeleyen yazışmalar boşanma ve tazminat sebebi olabilir.
Tazminat miktarı için sabit bir rakam yoktur. Hâkim; evliliğin süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur oranı ve aldatmanın evlilik üzerindeki etkisini dikkate alır. Maddi tazminat, boşanma yüzünden yoksulluğa düşme veya yaşam standardının azalmasıyla ilgilidir. Manevi tazminat ise kişinin yaşadığı psikolojik yıkım ve toplum içindeki itibar kaybına göre belirlenir.
Otel kayıtları, mahkeme kararıyla resmî yazışma yoluyla temin edilebilir. Kişisel başvuru ile bu kayıtların alınması mümkün değildir. Aynı tarihte aynı odada kalındığını gösteren kayıtlar, aldatmanın ispatında çok güçlü delil kabul edilir. Ancak tek başına otelde kalmak da her zaman zina anlamına gelmeyebilir; diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Otel kayıtları genellikle davalarda belirleyici rol oynar.
Telefon kayıtları, kimin kimi ne sıklıkla aradığına dair bilgi verdiği için yardımcı delil olabilir. Ancak konuşma içeriği bilinmediğinden tek başına aldatmayı ispatlamaz. Sık ve gizli görüşmeler, diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde aldatmaya karine oluşturabilir. Telefon kayıtlarının mahkeme aracılığıyla ve hukuka uygun şekilde temin edilmesi gerekir. Aksi hâlde delil değeri bulunmaz.
WhatsApp mesajları, hukuka uygun elde edilmişse delil olarak kabul edilir. Kişinin kendi telefonunda bulunan mesajları mahkemeye sunması genellikle hukuka aykırı sayılmaz. Ancak eşin telefonuna gizlice girilerek elde edilen mesajlar tartışmalı olabilir. Mesajların içeriği, tarihleri ve bütünlüğü önemlidir. Gerekli hâllerde bilirkişi incelemesi yapılabilir. Uygulamada WhatsApp yazışmaları aldatmanın ispatında sıkça kullanılan güçlü deliller arasındadır.
“Zina tazminatı” adı altında belirlenmiş bir TL tutarı yoktur. Zina, tazminatın sebebidir; miktar her dosyada ayrı ayrı belirlenir. Mahkemeler, özellikle manevi tazminatta aldatmanın sürekliliği, gizliliği ve evlilik birliğine verdiği zarar üzerinde durur. Kısa süreli ve tekil bir olay ile uzun süreli bir ilişki aynı şekilde değerlendirilmez. Yargıtay uygulamasında, somut olayın ağırlığına göre düşük veya oldukça yüksek tazminatlara hükmedildiği görülmektedir. Bu nedenle her dosya kendi şartlarında değerlendirilir.
Zina (aldatma), tek başına velayetin değiştirilmesine yol açmaz. Türk hukukunda velayet değerlendirilirken esas ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Aldatan eşin ebeveynlik görevlerini ihmal edip etmediği, çocuğa karşı tutumu, yaşam düzeni ve çocuğun psikolojik gelişimine etkisi dikkate alınır. Eğer aldatma, çocuğun bakımını olumsuz etkiliyorsa veya ahlaki gelişimini tehlikeye sokuyorsa velayet açısından aleyhe değerlendirme yapılabilir. Ancak sırf zina yapılmış olması, otomatik olarak velayetin kaybı anlamına gelmez.
AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?