Akıl Hastası Bankadan Kredi Çekebilir mi? Kredi İptal Olur mu? Bankacılık uygulamalarında kredi sözleşmeleri, tarafların serbest iradeleri ile kurulan borç ilişkileridir. Ancak taraflardan birinin fiil ehliyetinin bulunmaması durumunda, bu sözleşmenin geçerliliği tartışmalı hâle gelir.
Özellikle şizofreni gibi ağır akıl hastalıkları bulunan kişilerin imzaladığı kredi sözleşmeleri, Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümleri çerçevesinde sıkça yargıya taşınmaktadır.
Akıl Hastası Bankadan Kredi Çekebilir mi? Fiil Ehliyeti ve TMK Hükümleri Nelerdir?
Türk Medeni Kanunu’na göre;
TMK m. 405: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişiler hakkında vesayet kararı verilebilir.
TMK m. 406: Savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı gibi sebeplerle işlerini yönetemeyen kişiler de kısıtlanabilir.
TMK m. 408: Vesayet altına alınan kişiler, hukuki işlem yapabilmek için vasilerinin iznine ihtiyaç duyar.
Dolayısıyla, akıl hastalığı bulunan bir kişinin kredi sözleşmesi imzaladığı tarihte fiil ehliyeti yoksa, bu sözleşme mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) ile batıl sayılır.
Akıl Hastası Bankadan Kredi Çekebilir mi? Yargıtay Emsal Kararlar
Yargıtay kararları, şizofreni veya benzeri ağır akıl hastalığı olan kişilerin kredi sözleşmelerine ilişkin istikrarlı bir içtihat geliştirmiştir:
Yargıtay 19. HD, 2015/11971 E., 2016/11287 K.: Akıl hastalığı nedeniyle fiil ehliyeti bulunmayan kişinin imzaladığı kredi sözleşmesi geçersizdir; banka bu sözleşmeye dayanarak alacak talep edemez.
Yargıtay 13. HD, 2008/3885 E., 2008/9581 K.: Ehliyetsiz kişiyle yapılan kredi sözleşmesi batıldır. Ancak kişi fiilen bir edim (para) elde etmişse, bu miktar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenir.
Yargıtay 11. HD, 2012/789 E., 2012/9563 K.; Vesayet altına alınması gereken kişinin ehliyetsizliği işlem tarihinde mevcutsa, kredi sözleşmesi baştan itibaren hükümsüzdür. Bankanın alacak talebi reddedilmelidir.

Akıl Hastası Bankadan Kredi Çekebilir mi? Sonuç Ne Olur?
Vesayet Kararı Varsa: Şizofren hastanın vesayet altında olduğu belgelenmişse, yaptığı kredi sözleşmesi kesin hükümsüzdür. Banka, sadece ödenen parayı sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında geri isteyebilir.
Vesayet Kararı Yok Ama Hastalık Sabitse: Vesayet kararı olmasa bile, resmi sağlık kurulu raporlarıyla kişinin işlem tarihinde fiil ehliyeti olmadığı ispatlanırsa, sözleşme yine iptal edilebilir.
Bankanın Sorumluluğu: Bankalar, kredi verirken müşterinin ehliyet durumunu araştırmakla yükümlüdür. Yargıtay bazı kararlarında, bu yükümlülüğün ihmalini bankanın aleyhine değerlendirmiştir.
Şizofreni Hastası Bankadan Kredi Çekebilir mi?
Şizofreni hastası bir kişi, bankadan kredi çekmiş olsa bile bu sözleşmenin geçerliliği tartışmaya açıktır. TMK m. 405-408 hükümleri gereğince fiil ehliyeti olmayan kişinin yaptığı kredi sözleşmesi geçersizdir ve iptal edilebilir. Ancak iptal sonrası, hasta kişinin fiilen yararlandığı kredi tutarı sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iade edilmek zorunda kalabilir.
Bu nedenle, hem bankaların hem de hasta yakınlarının kredi işlemlerinde fiil ehliyetine ilişkin hukuki durumu dikkate alması büyük önem taşır.
0 SORULAR
Oğlum %45 psikotik bozukluğu vardı. 2023 mayıs ayından 2023 eylüle kadar Ankara dışında yaşadı. Banka onun işsiz olduğunu bilmesine rağmen 289bin TL kredi kartından kullandırıyor. Bende oğlumun üstünde bulunan arsayı satın aldım. Daha sonra hastalığının %65 e çıktığına dair rapor ile vesayetini aldım. Şimdi ortak varlık hileli satış diyerek dava açtı. Yargıtay kararları acaba hangi yöndedir.
Bu durumda, oğlunuzun vesayet altına alınmadan önceki dönemde yaptığı işlemler, özellikle psikiyatrik rahatsızlığının ciddi etkisi altındaysa, hükümsüz sayılabilir. Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, akıl hastalığı veya psikotik bozukluk sebebiyle fiil ehliyeti bulunmayan kişilerin yaptığı taşınmaz satışları, “hükümsüz işlem” olarak değerlendirilmektedir.
Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, Yargıtay genellikle satış tarihinde kişinin fiil ehliyetinin olup olmadığını dikkate alır. Eğer hastalığın o tarihte karar verme yetisini etkilediği sağlık kurulu raporlarıyla ispatlanırsa, satış hileli değil, geçersiz işlem sayılır.
Dolayısıyla, davada oğlunuzun satış tarihindeki sağlık durumu, vesayet kararı ve tapu işlemi sırasında gerçekten irade beyanında bulunup bulunmadığı belirleyici olacaktır. Yargıtay, benzer olaylarda kısıtlı veya ehliyeti şüpheli kişiden mal alan üçüncü kişilerin kötü niyetli olup olmadığını da inceleyerek karar vermektedir.